Osman Kavala'dan Henri Barkey açıklaması: Savcılık ve Emniyet baştan beri biliyor - Yaziyor.Org

Osman Kavala’dan Henri Barkey açıklaması: Savcılık ve Emniyet baştan beri biliyor

Tutuklu iş insanı Osman Kavala, “casusluk” suçlaması yöneltilmesine gerekçe olarak gösterilen akşam yemeğine ilişkin olarak Henri Barkey’in açıklamasının ardından bir açıklama yaptı. Kavala o akşam Karköy’deki söz konusu lokantada kimlerin olduğuna dair Emniyet’in bilgi sahibi olduğunu açıkladı.

Gezi Davası kapsamında yargılanan ve hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen iş insanı Osman Kavala 1742 gündür Silivri Cezaevi’nde.

Gezi davasında ağırlaştırmış müebbet hapis cezası alan iş insanı Osman Kavala’ya “casusluk” suçlaması yöneltilmesine gerekçe olarak Eski CIA Danışmanı Henri Barkey ile Karaköy’deki bir lokantada akşam yemeğinde buluşmaları gösteriliyordu.

Kavala bunu baştan beri reddederken Henri Barkey dün bir açıklama yayımlayarak, o akşam gazeteci Aslı Aydıntaşbaş ile yemek yediğini açıklamıştı.

Bu açıklamanın ardından Aslı Aydıntaşbaş da şu açıklamada bulunmuştu:

“Yıllardır tüm ısrarlara rağmen bir açıklama yapmayan, kendisiyle ilgili şayiaları gidermek için talep edilen bilgi paylaşımına yanaşmayan bir şahıs, esrarengiz bir zamanlamayla yeni bir polemik başlatmıştır. Bu zamana kadar Osman’la ilgili bir dizi mesnetsiz iddiayı çürütmek için avukatlardan gelen her türlü bilgi paylaşımı talebini reddeden bu şahsın, şimdi konuşması manidardır…”

Yaşanan gelişmelerin ardından Osman Kavala da bir açıklama yaptı.

Kavala’nın açıklaması şöyle:

” Henri Barkey geçen gün, 18 Temmuz 2016 tarihinde Karaköy lokantasında kendisi ile yemek yiyen kişinin ben olmadığımı açıkladı. Savcılık bu gerçeği baştan beri gayet iyi biliyordu.


Emniyet görevlileri lokantada yaptıkları araştırmada, o akşam kimlerin hangi masalarda oturduğu bilgisine ulaşmıştı; Emniyet’te yapılan sorgumda da bu durum teyit edilmişti. “Gezi olaylarını organize etmek” ve “15 Temmuz darbe girişimine katılmak” suçlamalarıyla karşılaştığım sorgulama sırasında, Barkey ile lokantada sadece selamlaşmış ve ayaküstü konuşmuş olmamdan söz edilmişti ve bu aramızda temas olduğunun delili olarak gösterilmişti.

Ancak, Gezi davasının beraatle sonuçlanmasından sonra hazırlanan, benim Barkey ile 15 Temmuz darbe girişimini organize ettiğimi ve casusluk faaliyetlerinde bulunduğumu içeren ikinci iddianamede, bu olay planlı bir buluşma ve bir görüşme olarak değiştirildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Türkiye’nin Mahkeme’nin önceki kararına uyma yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmettiği son kararında, ek tespitlerde bulunan iki yargıç, aynı olayın farklı biçimde anlatılmasını tutukluluğumun sürdürülmesini haklı gösterme çabasına örnek olarak değerlendirdiler.”

Baz istasyonundan verilen sinyaller

“İkinci iddianamede yapılan tek manipülasyon bu değildi. Birbirine yakın baz istasyonlarından verilen sinyaller Barkey ile sık sık buluştuğumun delili olarak gösterildi.

Oysa çakışmanın neden kaynaklandığı, HTS kayıtlarından açıkça görülüyordu: Çakışma, benim telefonumun Elmadağ’daki çalışma ofisimin bitişiğindeki baz istasyonundan, Barkey’in telefonunun da kendisi Taksim’e gittiğinde civardaki baz istasyonlarından sinyal vermesinden kaynaklanıyordu.”

‘Bu düzmece casusluk suçlamasına gerek kalmadı’

“Daha vahimi, iddianamede, böylesi sözde deliller göstermeye dahi ihtiyaçduyulmadan, benim darbe hazırlığı amacıyla FETÖ/PDY’nin sorumlularıyla irtibata geçtiğimin, birlikte faaliyetlerde bulunduğumun yazılmış olmasıydı. Gezi davasında verilen beraat kararları bozulduktan ve iktidarın istediği türden cezalar verildikten sonra, ne pahasına olursa olsun tutukluluğumu devam ettirmek için hazırlanmış olan bu düzmece casusluk suçlamasına gerek kalmadı.”


“İddia makamının olayları ve olguları tarafsız bir gözle inceleyerek lehte ve aleyhte delilleri nesnel olarak değerlendirmesi ve mahkemeyi dürüstçe bilgilendirmesine ilişkin yükümlülüğü, yasalarımız ve AİHM normları tarafından belirlenmiştir. Bugün ülkemizde bu yükümlülük fiilen ortadan kalkmıştır. Hukuksuz yargılamalar, siyasi etki altında olan savcıların olguları saklama, tahrif etme, komplo teorilerine göre anlamlandırma yöntemleriyle hazırladıkları iddianameler üzerinden yürütülmektedir.
Karaköy lokantasında Henri Barkey ile yemek yediğim iddiası bu davranışın
küçük ama oldukça aydınlatıcı bir örneğidir.”