Şırnak’taki doğa katliamına tepki: Madenler için ağaçlar kesiliyor

Şırnak’taki güvenlik gerekçe edilerek ağaçlar kesilmeye devam ediliyor. Yükselen tepkilere rağmen hergün binlerce ağaç kesiliyor, tırlarla taşınıyor.

Şırnak’ın Besta, Cudi ve Gabar bölgelerinde güvenlik denerek ağaç kesimi sürüyor. Her gün tırlar dolusu ağaç, korucular eliyle kesilerek batı illerine taşınıyor.

Evrensel’den Fırat Topal’a konuşan HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir, kentte madenler için doğanın katledildiğini ve bu duruma seyirci kalınamayacağını belirtti.

‘Savaş politikası’

Nuran İmir, Şırnak’taki doğa kıyımının 2015 yılından itibaren kentte yürütülen savaş politikasının devamı olarak yorumlarken bölgedeki yangınları hatırlattı: “Daha önce Bölge kentlerinde çıkarılan yangınlardan istedikleri sonuçları alamadılar. Yaklaşık iki yıldır orman kesimleri başlatılmış, durmaksızın ağaçlar kesiliyor. Onlarca kez soru önergeleri verdik, basın açıklamaları yaptık, kesimlerin yapıldığı yerde nöbet eylemi dahi başlattık. Basın aracılığıyla gündeme taşımaya çalıştık fakat buna rağmen yetkililerden açıklama gelmedi” dedi. 

‘Şırnak’ta yaşananlara baktığımızda aslında Kürtlere bakış açısını koyuyor’

Şırnak Valiliğinin yaptığı açıklamaya dikkat çeken İmir, Bakanlıkla görüşmeye çalıştıklarını fakat kendilerine cevap dahi verilmediğini söyledi.

İmir, “Valililik, ‘Biz ağaçları tıraşlıyoruz’ diye açıklama yaptı. Her gün yüzlerce ton ağacın kesildiği ormanın nesini tıraşlıyorsunuz? Net olarak bilinmelidir, Şırnak kimliğiyle ötekileştiriliyor. Şırnak’ta yaşananlara baktığımızda aslında Kürtlere bakış açısını koyuyor. Yıllardır yakılıp yıkılan ağaçlara karşı bu kadar sessiz kalınması, iktidarın bu noktada elini kıpırdatmaması aşikardır. Onlarca bu konuda görüşme taleplerimize rağmen girişimlerimizden sonuç alamadık. Bakanlık telefonlarımıza dahi çıkmıyor. Bu halkın sorunlarını dinlemekle mükellef olan Bakanlar halkın vekillerine cevap vermiyorlar. Bu bilinçli bir politikanın devamıdır, bunlar iktidar yandaşlarının projeleridir. Bu devlet kurumları üzerinden yapılıyor. Karakollar imza atıyor, koruculara kestiriyorlar. Şu an rant alanına dönüştürüldü” dedi. 

‘Ormanlarımız yerine maden sahaları açılıyor’

İmir, ağaç kesimlerine gerekçe olarak güvenliği bahane ettiklerini fakat kentin tamamen rant alanına dönüştürülmek istendiği söyleyen İmir, Bölge’nin insansızlaştırılmaya çalışıldığını söyledi.

İmir, “İki yıldır HDP Şırnak milletvekilleri olarak her konuşmamızın açılışını Şırnak’taki ağaç kesimine dair yapıyoruz. Ne sözlü ne yazılı ne de önergelerimize cevap verildi. Sürekli güvenlik gerekçesi deniyor ama güvenlik gerekçesiyle ilgisi yok. Tamamen rant gerekçesi bu. Orası insansızlaştırılmak isteniyor. Kimse güvenlik zırhının arkasına gizlenmesin. Zaten her tepede karakollar var. Buna rağmen ağaçlar neden kesiliyor? Şırnak halkıyla dalga mı geçiyorlar? Ağaç kesimine güvenlik, bahane edilemez. Yandaşa rant sağlamaktan başka hiçbir şey değildir. Nasıl ki Ege’deki ormanlar oteller için katlediliyorsa Cudi’de, Besta’da, Gabar’da katledilen ormanlarımız yerine maden alanları açılıyor. Şırnak’taki bütün nehirler kullanılır durumda değil zehir saçıyorlar. Sistematik bir şekilde burasının insansızlaştırılması adım adım uygulanıyor. Botan’ın tüm sahası maden alanlarına dönüştürülmüş. Cudi eteklerinin yüzde 96’sı maden sahasına uygundur diye ruhsatlandırma yapılmış. Bütün doğayı yok etme anlayışını ne Şırnak’ta ne de ülkenin herhangi bir kentinde kabul edip seyirci kalamayız. Son iki aydır kent dinamikleri yaptığı çalışmalar sonucu bir kamuoyu oluştu. Şimdi tutum alma ve bu talanı durdurma zamanıdır diyoruz. Acilen ağaç kıyımına son verilmeli. Cudi sahipsiz değil, hepimizindir” dedi.

Mezopotamya Ekoloji Derneği üyesi Nejdet Sezgin, “Ağaç kıyımının sebebi ne olursa olsun, kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin buna karşı mücadele edeceğiz. Bu sürece dair Türkiye’deki ekoloji hareketleriyle birlikte Şırnak’taki yerel dinamiklerle birlikte bir ağaç kıyımının önüne geçmek için çalışmalara başlayacağız. Ağaçlar ticari amaçlar için kesiliyor, bu durum araştırılmalı. Çünkü doğaya yönelik tahribatların çok büyük bir kısmı merkezi hükümetler tarafından alınan kararlar doğrultusunda yerel dinamikler eliyle yaptırılıyor. Bu duruma karşı hükümetin de sorumluluğu vardır, canlıları ve doğayı koruma yükümlülükleri var. Basının bu durumu görmezden gelmesi söz konusu, çok az gazete yazıyor bu ağaç kıyımını. Greenpeace bir çevre kuruluşu, böyle bir kurumun bu benim sorunum değil demesinin kabul edilir yanı yok. Orada bir yaşam alanı var ve o yaşam alanı içerisinde canlı popülasyonu olduğu bir ekosistemi yok ediliyor. Bu alanıma girmiyor diyemez, bir okyanusun ücra bir köşesindeki bir popülasyonun yok olmasına karşı çıkan Greenpeace, Şırnak’taki bir ağaç kırımına sessiz kalması kabul edilemez” dedi.