Fatih Altaylı Hıncal Uluç'u eleştirenlere köpürdü: Ölüm döşeğindeyken... - Yaziyor.Org

Fatih Altaylı Hıncal Uluç’u eleştirenlere köpürdü: Ölüm döşeğindeyken…

HaberTürk yazarı Fatih Altaylı, yoğun bakımda tedavi gören Sabah gazetesi yazarı Hıncal Uluç ile ilgili söylenenlere sert tepki gösterdi. Altaylı’nın hedefinde Cüneyt Özdemir de vardı.

Gazeteci Hıncal Uluç bir süredir yoğun bakımda. Uluç’un öldüğü haberlerine kendisine yakın isimlerden yalanlama gelmişti. Ancak Uluç’un sağlık durumu kadar yaptıkları, yazdıkları ve durduğu yer de gündemdeydi. Pek çok isim Uluç hakkında ağır eleştirileriler getirdi.Bunlardan biri de gazeteci Cüneyt Özdemir’di.

Özdemir, Uluç için şunları söylemişti.

Habertürk yazarı Fatih Altaylı eleştirilerle ilgili şunları söyledi.

“Haddimi aşacak bir değerlendirme yapmak istemem lakin iyi bir gazeteciydi. Gençliğinde öncü idi. Bakmayın şimdi kendisini küçümseyenlere. Erkekçe gibi efsane bir dergiyi yaratmıştı. Gelişim Spor gibi Türkiye’nin en iyi spor dergisinin yayın yönetmenliğini yapmıştı. Spor yazarlığına da, köşe yazarlığına da yeni bir yaklaşım getirmişti. İyi veya kötü. Ona ben karar veremem. Ama bana uymayan çok yönü vardı. Dostlarına çok kötü davranır, en sert, en acımasız eleştirileri dostlarına yöneltirdi” 

Defne Joy Foster hatırlatması

Bir sürü iyi yönü, bir sürü hatası vardı. Hepimiz gibi. Ama en büyük ayıbı Defne Joy Foster’e yapmıştı, ‘Su testisi su yolunda kırıldı’ diyerek. Eski Hıncal Uluç o lafı söylemek bir yana söyleyeni yerden yere vururdu. O gün anladım ki, ‘Yaşlanmış, artık bırakması lazım

‘Ölüm döşeğinde iken gömenini hiç lakin hiç anlamam’

Şimdi bakıyorum da, yoğun bakım yatağında herkes arkasından sallıyor. Hayatta iken hakkında çok olumsuz şey yazmışımdır, çok eleştirmişimdir. Ama şimdi susarım. Sıradan insanların öfkesini, eleştirisini anlarım da, bizim meslek erbabının yanıt verebilecek pozisyonda iken Hıncal Abi deyip, ölüm döşeğinde iken gömenini hiç lakin hiç anlamam.

Cüneyt Özdemir’e: Yazdığın o satırlar içine sindi mi!

Hele sen Sevgili Cüneyt. Sen hatırlar mısın bilmem lakin ben dün gibi hatırlıyorum. Zannederim 1991 yılıydı. Sen 32. Gün’de yeni başlamış genç bir muhabirdin. Sabah Gazetesi’ne, Hıncal Uluç ile röportaja gelmiştin. Seni ilk görüşümdü. Bir meslek büyüğünle röportaj yapıyor olmanın heyecanı içindeydin. Elbette Hıncal Uluç da o günkü Hıncal Uluç değil. Sen de o günkü Cüneyt Özdemir değilsin. Ama söyle bana sevgili dostum. Yazdığın o satırlar, gerçekten içine sindi mi!”