İyi Parti, AKP ve MHP oyları ile Suriye tezkeresi meclisten geçti

HDP’nin “Savaş tezkeresi” diyerek karşı çıktığı CHP’nin ‘hayır’ dediği, DEVA’nın ‘çekimser’ kaldığı; Suriye-Irak tezkeresi AKP, MHP ve İyi Parti oylarıyla TBMM’den geçti


En son 7 Ekim 2020 tarihli TBMM kararı ile 30 Ekim 2021’e kadar uzatılan Irak-Suriye tezkeresinin süresi, 30 Ekim 2021’den itibaren 2 yıl daha uzatıldı

TBMM’de yapılan oylamada Irak ve Suriye’ye asker göndermeyi içeren tezkerenin süresi, CHP ve HDP ve TİP, hayır” oylarına karşı AKP, MHP ve İyi Parti’nin “evet” oylarıyla 2 yıl daha uzatıldı. DEVA Partisi’nin oylamada çekimser kaldığı belirtildi.

Tezkere üzerindeki görüşmelerde; İyi Parti adına Kamil Erozan ile Aytun Çıray, MHP adına Kamil Aydın, HDP adına Hakkı Saruhan Oluç, CHP adına Ahmet Ünal Çeviköz, AKP adına İsmet Yılmaz söz aldı.
İsmet Yılmaz: Terör devam ediyor mu, evet

AKP Grubu adına söz alan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz, “Türkiye’nin terörle mücadelesi devam ettiği sürece; terörle mücadele eden hükümetin, büyük bir inançla, cesaretle, fedakarlıkla görevlerini yapan asker, polis, jandarma ve güvenlik korucularının yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.

Terörün devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, “Terör devam ediyor mu, evet. Terör örgütleri yurt dışından yönetiliyor ve destek alıyor mu, evet. Emperyalist güçlerin bir terör örgütünü bir başka terör örgütüyle mücadele ediyormuş gibi göstererek meşrulaştırma çabası var mı, evet. Terör örgütüne emperyalist devletler silah vermeye devam ediyor mu, evet. Terör tehdidi ve göç riski var mı, evet. Bütün bu sorulara ‘evet’ diyenlerin tezkereye de ‘evet’ diyeceğine inanıyoruz” dedi.

Başarısız dedikleri tezkereye olur

Genel Kurul görüşmelerinde ilk olarak konuşan İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, “Her yeni gelen tezkere bir evvelkinde başarısız olunduğunun ifadesi. Başarılı olunsaydı yeni bir tezkereye gerek kalmazdı. Bu sefer yine geldi, demek ki bir evvelki dönemde, son bir sene içinde yapılanlardan bir sonuç alınamamış ki ayrıca, bu sefer iki seneliğine geldiğine göre, önümüzdeki dönemde yapılacak işlerin bir senede bitirilemeyeceğinin de altı çiziliyor maalesef bu tezkereyle” dedi.

Çıray: Sebebi Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıdır

İyi Parti Genel Başkan Başdanışmanı ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray “Bu tezkerenin gerekçesindeki çarpıtmalar, yanlış Suriye politikalarının devam ettirileceğini ortaya koymaktadır. Tezkerede yer alan ‘Milli güvenliğimiz açısından taşıdığı risk ve tehditler artarak devam etmektedir’ şeklindeki vurgu doğrudur, ancak bu risk ve tehditlerin baş sebebi Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıdır. Öyle ki bugün Türkiye’nin en önemli meselesi konuşulurken, adeta bir savaş yetkisi verilecekken Adalet ve Kalkınma Partisi’nin grup sıralarına bakın, grup sıralarına bakın!” diye konuştu.

AKP’lilerin görüşmeye yeteri kadar ilgi göstermediğini savunan Çıray, şöyle devam etti:

“Bu krizde Türkiye taraf olmak yerine saygın bir arabulucu olmayı tercih etseydi hiç şehit vermeyecektik, hiç!.. Türkiye’nin dış politikalarının beka sorununa dönüşmesinin asıl nedeni, Sayın Erdoğan’ın iktidarda kalmayı ve mevcut rejimi her ne pahasına olursa olsun tahkim etmeyi kendisi için bir varoluş hâline getirmiş olmasıdır… Suriye’de Türkiye değil, Erdoğan rejimi Esad rejimine yenilmiştir. S-400 ile Patriot’lar arasına sıkışmış Erdoğan rejimi Amerika ile Rusya’nın karşılıklı senaryolarının figüranı dahi değil, set işçisi olmuştur.”

HDP: Savaş tezkeresi

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da tezkereye neden ‘hayır’ diyeceklerini şöyle anlattı:

“Bu iktidarın dış politika karnesinde bir kelime yazıyor, tek bir kelime; o da ‘fiyasko’… Suriye ve Irak yanlışları da aynı anlayıştan kaynaklanmıştır. ‘Beş saatte Şam’a varırız’ diye düşünenler, on bir yıldır yanlış üzerine yanlış yapmışlardır, komşumuzdaki bir iç savaşa yangına körükle gider gibi benzin dökmüşlerdir, yüzlerce yıldır aynı coğrafyada yaşayan insanları birbirlerine düşman etmekten kaçınmamışlardır. Bu iktidar komşusunun felaketi üzerinden kendi bekasını, ülkenin ya da toplumun değil, kendi bekasını sürdürmüştür ve aynı zihniyetle devam etmektedir. Suriye, Irak tezkeresinin bir yıl yerine iki yıl uzatılması TBMM’den açık çek anlamına gelmektedir. Meclis’in asker gönderme ve savaş yetkisinin iki yıl boyunca Saray’ın ipoteği altında tutulması da başlı başına sorumsuzluktur, Meclis’in 2023 yılı sonuna kadar baypas edilmesidir. Bizler tezkereye ‘hayır’ oyu vereceğiz. Biz ‘insanlar ölmesin, bu topraklara bu coğrafyaya barış gelsin’ diye bu yola çıktık. Hiçbir zorluk bizi bu yolumuzdan geri çeviremez. O nedenle bir kez daha tezkereye ‘hayır’ diyoruz. Hayırda hayır vardır diyoruz.”

Çeviköz: Suriye’deki oyunun milli dava adı altında yürütülmesine izin vermeyeceğiz

CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz hükümetin dış politikasını eleştirerek şunları söyledi:

“Anlaşılan o ki seçimlere yaklaştıkça iktidar tezkerelerin süresini uzatıyor. Neden korkuyorsunuz? İktidardan uzaklaşmakta olduğunuzu görmeyen, bilmeyen, duymayan kalmadı ki. Tezkerelerin süresini uzatmakla ömrünüzü uzatmaya mı çalışıyorsunuz? Korkunun ecele faydası yoktur; geliyor gelmekte olan, gidiyor gitmekte olan. Yurt dışında asker bulundurma sürelerini uzatmak da bu akıbeti değiştirmeye yetmeyecek, bu da böyle biline. Deniyor ki: Tel Rıfat bölgesinde bir askerî harekât düzenlenecekmiş. Böyle bir harekâtın maliyeti, sakıncaları, askerî taktik ve stratejik bakımdan yapılabilirliği düşünülmüş mü acaba? Bugün Türkiye’de yandaş sevdalılar dahi biliyor ki böyle bir operasyonun kara harekâtı olarak gerçekleştirilmesi neredeyse bile bile intihara gitmek demek; arazi yapısı düz, herhangi bir engebe yok ve her şeyden önemlisi hava desteğiniz yok. Zira Rusya hava sahasını kapatmış durumda. Yani Türk askeri böyle bir operasyona kalkıştığı takdirde keklik gibi avlanacak. Son zamanlarda ardı ardına bazı generallerimizin istifa etmek, emeklilik istemek gibi davranışları acaba bundan mı kaynaklanıyor? Böyle bir operasyonun herhangi bir kurmay zekâya dayanmadığı açıkça belli. Hani yapay zekâya bile başvursanız, bir iki simülasyonla harekâtın nasıl bir sonuç vereceğini görürsünüz ama anlaşılan ne kurmay zekâya ne yapay zekâya başvuruluyor, ‘Bir deneyelim bakalım, ya tutarsa’ deniyor herhâlde. Böyle bir şeye de dense dense kobay zekâ denir”
Kamil Aydın: Zaruret açıkça görülüyor

MHP Grubu adına söz alan Erzurum Milletvekili Kamil Aydın da tezkereye MHP olarak ‘evet’ oyu vereceklerini belirterek, “Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak gündemimize aldığımız tezkerenin 3 boyutlu yani ulusal, bölgesel ve küresel savunma ve güvenlik ihtiyacından doğmuş bir zaruret olduğu açıkça görülmektedir. Çünkü uluslararası ilişkilerin ve hareketliliğin ivme kazandığı bu yüzyılda ‘Bekle, gör’ veya ‘Bana değmediği sürece bin yıl yaşasın’ politikalarının artık ne sahada ne de masada geçerli bir yaklaşım olmadığı açık ve nettir. Diğer bir ifadeyle, taciz ve saldırıların vuku bulmasını beklemeden potansiyel tehdit, tahrik ve riskin oluştuğu her yerde proaktif davranılıp etkisizleştirilmesinin 21’inci yüzyıl savunma ve güvenlik stratejisinin özünü oluşturduğunun farkında ve Allah’a şükür millet olarak bilincindeyiz” ifadelerini kullandı.


DEVA Partisi adına Yeneroğlu açıklama yaptı

DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, Meclis’ten geçen Suriye ve Irak tezkeresine ilişkin, parti eğilimlerinin çekimser olduğunu ifade etti.