Titanik’in bilinmeyen hikayesi; sağ kurtulan 6 Çinli

Arthur Jones’ın yönetmen koltuğunda oturduğu, Titanik’in yönetmeni James Cameron’ın yapımcılığını üstlendiği film The Six (Altı) belgeseli geçtiğimiz haftalarda gösterime girdi. Titanik’in aşk hikayesinin gölgede bıraktığı bir ırkçılık ve emek hikayesi anlatılıyor.

Titanik’in batmasından sağ kurtulan altı Çinli’yi anlatan film, bu 6 kişinin sağ kalma öyküsüne ve sonrasına odaklanıyor.

Filmin başlangıçta Nisan 2020’de vizyona girmesi planlanıyordu, ancak COVID-19 salgını nedeniyle ertelendi; Titanik’in batışının 109. yıldönümünden bir gün sonra, 16 Nisan 2021’de Çin’de piyasaya sürüldü.

The Six afişi

İngiltere’deki sendika grevlerinin sürdüğü dönemde işsiz kalan Çinli denizciler için patronları yeni bir rota belirlemişti: Kuzey Amerika rotası. Titanik’in İngiltere’nin Southampton kentinden sekiz denizciyi üçüncü sınıf yolcular olarak New York’taki yeni gemilerine götürmesi gerekiyordu.

Sekiz Çinli erkek, Titanik’in üçüncü sınıf kamarasında, bir meyve vapurunda çalışmak için New York’a doğru yola çıktı.

“Batmaz” denen gemi 14 Nisan’da bir buzdağına çarpıp battığında, sekiz Çinli hızlı davrandı. Beşi cankurtaran botuna sığındı ancak diğer üçü, gemi deniz tarafından yutulduğunda yüzlerce kişiyle birlikte sıfır derecenin altındaki suya düştü.

Bu üç denizciden ikisinin, Lee Ling ve Len Lam’ın suda öldüğüne inanılıyor.

Üçüncüsü, Fang Lang, enkaza sarıldı ve hayatta kalanları aramak için tek bir cankurtaran botunun geri dönmesini bekledi ve bu bekleyiş onu kurtarılan son kişilerden biri yaptı.

Titanik’ten kurtulan bu 6 erkek New York’a vardıklarında, sınırda tutuldular ve 24 saat içinde sınır dışı edildiler.

O sırada çeşitli medya kuruluşları, onların onursuzca davrandıklarına, dair ırkçı hikayeler yayınladı.

Nancy Wang Yuen’in belirttiği gibi, bu “o sırada yürürlükte olan Çin Dışlama Yasasını yansıtıyordu.”

1912’den sonra onlara ne olduğu hakkında çok az şey biliniyordu ve film yapımcıları tarafından yapılan araştırmalar, bazılarının gemide ne olduğunu kendi ailelerine bile söylemediğini gösteriyor.

19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın ortalarında Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada gibi ülkelere Çin göçü, Çin karşıtı göçmenlik yasaları tarafından tanımlandı, bu da hayatta kalanların hikayelerinin neden unutulduğunu açıklayor.

Luo Tong’a göre, “Sadece Titanik felaketini takip eden günlerde değil. Tüm yaşamları boyunca ayrımcılığın gölgesi altında yaşadılar, hatta aileleri bile bundan etkilendi”

The Six’in yapımında yer alan Profesör Lily Cho’ya göre film, “Asya karşıtı ırkçılığın uzun tarihini” vurgulamak için Titanik’e olan popüler ilgiyi kullanıyor.

Birkaç medya kuruluşu da, altı kişinin deneyimleri ile #StopAsianHate hareketini hızlandıran Asya karşıtı şiddetteki son artış arasında paralellikler çizdi.

Hükümet politikasının, propagandasının ve medyanın ırkçılığı meşrulaştırmadaki rolünün yanı sıra göçmen topluluklarında sınır dışı edilme korkusuyla ilgili bir gizliliğin de altı çizilmiştir.

Filmin kendisi de, Çin Dışlama Yasası ile 13769 sayılı Yürütme Kararı arasında paralellikler kuruyor.