Pervin Buldan’dan ‘ittifak’ çağrısı

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Kürtler kolay bir lokma değil” diyerek, ittifak ilkelerini bir deklarasyonla açıklayacaklarını söyledi. Buldan başta CHP olmak üzere diğer partilere işaret ederek “Herkesin çok açık ve net olması lazım” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin iki koldan başlattığı buluşmalar, kapatma davası, ittifak tartışmaları, iktidar ve muhalefetin durduğu nokta ile Kürt sorunu başta olmak üzere ülkedeki gelişmelere dair Mezopotamya Ajansının sorularını yanıtladı.

Kapatma davasına dair: Üstesinden ancak siyasi hamlelerle gelebiliriz

HDP’ye gönderilen kapatma davası iddianamesini değerlendiren Buldan, “Her türlü savunmamızı hukuken ve siyaseten yapacağız. Bunun hazırlıklarını başlattık, devam ediyor. Türkiye’deki önemli hukukçular, tecrübeli avukatlar var. Geçtiğimiz günlerde bir toplantı gerçekleştirdik, iddianamenin siyasi bir iddianame olduğuna kanaat getirdik. Bunun üstesinden ancak ve ancak siyasi hamlelerle gelebiliriz. Hukuken de yapılması gerekenler var elbette. Bütün bunları değerlendirdik, bu sürece hazırlığımız devam ediyor. İki üç aylık süre var gibi. İddianame bize tebliğ edildi ve süreç başlamış bulunuyor. Savunma hakkımız var, hem sözlü hem yazılı savunma hakkımız var. Avukat arkadaşlarımız takip ediyor. Yeri ve zamanı geldiğinde bütün bu süreçler işletilecek.” dedi.

Anayasa Mahkemesi’nden (AYM) kapatma kararı bekleyip beklemedikleri sorulan Buldan “Eğer siyaseten bir karar doğrultusunda HDP kapatılırsa, Kürtlerin, demokrasi güçlerinin ve HDP çatısı altında siyaset yapanların nasıl bir tavır sergilemesi konusunda halka da soracağız. Halka da danışacağız ne yapmamız gerektiğini. HDP olarak alternatiflerimizin olduğunu ifade edebilirim. B planımız, C planımız mutlaka var. Bir seçim döneminde halk çözümsüz kalmayacak, halk alternatifsiz kalmayacak” diye yanıt verdi.

‘7 Haziran’ın başarısı AKP’yi tedirgin etti’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Diyarbakır ziyaretinde HDP’yi kastederek, “Çözümü sürecini biz başlattık ama onlar sonlandırdı” ifadelerini değerlendiren Buldan, “Çözüm sürecini AKP bitirdi. HDP’nin 7 Haziran başarısı AKP’yi tedirgin etti ve çözüm sürecini bitirilmesinde düğmeye bastı. Dolmabahçe’de kimin kimin yanında oturacağına Erdoğan karar verdi. Kendi koltuklarına bu ülkenin geleceğini heba ettiler. 3 yıllık bir süreçten bahsediyoruz. 2011’de başlayan, bir kısmı kamuoyuna açıklanmadan, devlet ve İmralı arasında gelişlerin ve gidişlerin olduğu bir süreç. Ama daha sonra kamuoyuna açık bir şekilde, bizim de içinde olduğumuz bir süreç. Çözüm süreci 28 Şubat tarihinde Dolmabahçe Mutabakatı’yla aslında son aşamaya gelen bir süreçti. Fakat son aşamasında Dolmabahçe Mutabakatı okunduktan ve kamuoyuna deklare edildikten sonra bir anda düğmeye basılır gibi, hem sürecin bitirilmese hem de 1 Kasım tarihine kadar ülkede demokrasi, hukuk, hak adına herşeyin ayaklar altına alındığı bir sürece tanıklık ettik. HDP’nin 7 Haziran başarısı AKP’yi çok tedirgin etti. AKP hükümeti de bu sebeple çözüm sürecinin bitirilmesinde düğmeye bastı” dedi.

‘Kürtlerin hafızası çok güçlüdür’

Buldan, Erdoğan’ın Diyarbakır ziyareti ile ilgili de “İstedikleri kadar Kürt illerine gitsinler, Diyarbakır’a gitsinler, Van’a gitsinler, Hakkari’ye gitsinler… Son zamanlarda yapılanları Kürt halkı unuttu mu? Unutmadıklarını bir kez daha kendi gözleriyle görecekler. Diyarbakır’da bunu gördüler. Karşılamaya hiç kimsenin gelmemesi, kendi kendilerine bir Diyarbakır gezisi yapıp dönmeleri aslında bunun bir göstergesidir. Kürtlerin hafızası çok güçlüdür. Diyarbakır’ın seçtiği belediye eş başkanları cezaevindedir. Selçuk Mızraklı ve Hülya Alökmen de halkın iradesiyle seçilen belediye eş başkanlarıdır. Bunlar cezaevinde, onların yerinde kim var? Halkın iradesi olmayan atanmış bir kayyım var. Dolayısıyla seçim döneminin yaklaşmasıyla AKP, her zaman yapmaya çalıştığı gibi gidip Kürtlerden oy istiyor. En azından bu dönem bu dikiş tutmayacaktır.” değerlendirmelerini yaptı. 

‘Muhalefetin cesaretsizliği’

Muhalefetin HDP’ye koyduğu mesafeyi değerlendiren Buldan şunları belirtti: “Muhalefetin bu cesaretsizliği ve HDP’ye yaklaşımı, onlara bu seçimlerde bir şey kazandırmaz. HDP’yi öcü gibi görmek, HDP’yi kötü bir partiymiş gibi lanse etmek, onunla aynı fotoğrafta olmamak için çırpınan, aynı kareye girmemek için çaba sarf eden partiler; eğer seçim döneminde HDP farklı bir tavır takınırsa -üçüncü yoldan bahsediyoruz- ve böyle bir yol izlemeye kalkarsa bunun sorumlusu HDP olmayacaktır. Bunun sorumlusu HDP ile yan yana görünmekten kaçınan, HDP ile birlikte fotoğraf vermekten kaçınan muhalefet partileri olacaktır. Son seçimlerden sonra halkımız ve seçmenimiz bize hep, ‘Evet, destekledik, demokrasi güç birliğine oy verdik. Ama onlar Kürtler acı çektiğinde, HDP bir operasyonla ya da bir gözaltı furyasıyla karşı karşıya kaldığında HDP’ye sahip çıkmıyorsa eğer, biz bundan sonraki süreçte muhalefetle bir araya gelmeyi tartışırız’ dediler. Herkesin çok açık ve net olması lazım. İlkelerimiz var ve bunu açıklayacağız. Eğer HDP farklı bir tavır takınırsa, HDP ile aynı kareye girmemek için çaba sarf eden partiler sorumlu olacaktır. 

‘İlkelerimizi yakında deklere edeceğiz’

Herkesin çok açık ve net olması lazım. Tabi ki bizim de ilkelerimiz var. Bu ilkelerimizi belki yakın bir zamanda bir deklarasyonla açıklayacağız. Şimdi bunun hazırlıklarını yapmaya başlayacağız. Deklarasyon hazırlayacağız ve ilkelerimizi ortaya koyacağız. Bu ülkede eğer demokrasi gelişecekse, Kürt sorununun çözümüyle başlanmalı. Kürt sorunu çözülmeden bu ülkede demokrasiden bahsetmek mümkün mü? Elbette değil. Bu kadar insan tutukluyken, bu gasp ve zulüm varken, eziyet varken, devasa sorunlar varken, bütün bunları bir yana bırakıp, sadece seçimde bir araya gelmek ve sadece birilerinin kazanması için HDP’nin oylarına talip olmak olmaz. Kimse kusura bakmasın. HDP’nin mutlaka ilkeleri olacaktır. HDP’nin mutlaka seçim açısından söyleyeceği sözleri olacaktır. Bu sözlerimizi, ilkelerimizi, yakın bir zamanda kamuoyuyla paylaşacağız. Elbette bunu muhalefet partilerine de duyurmak için bu süreci başlatacağız”