Can Dündar’dan Türkiye analizi: 50 dolar verip bir gazeteci vurabiliyorsunuz

Can Dündar, gazetecilere yönelik saldırılarda verilen kararları eleştirdi, “Kahraman olma şansınız var, 50 dolar verip bir gazeteci vurabiliyorsunuz” ifadesini kullandı.

Gazeteci Can Dündar, Artı TV’de Ezo Özer’in sunduğu Odak programının konuğu oldu. Programda, gazetecilere saldırılar ile iktidarın söylem ve eylemlerinin bu saldırılara etkisi mercek altına alındı.

“Türkiye’nin, yeni bir ihraç ürünü olarak şiddeti artık Avrupa topraklarına yaymaya başladığını görüyoruz”

Gazeteci Erk Acarer’in yaşadığı saldırıyı değerlendiren Can Dündar, “Türkiye’nin, yeni bir ihraç ürünü olarak şiddeti artık Avrupa topraklarına yaymaya başladığını görüyoruz” ifadelerini kullandı. “Türkiye’nin artık dünyanın her yerinde bu haydutluğu yapma hevesini gösteriyor” diyen Dündar, “Gazetecilere, fikirle yarışamadığı, hakikat karşısında direnemediği yerde, şiddet ile kaba kuvvet ile gazetecileri susturma çabasının bir örneği” değerlendirmesinde bulundu.

Tıklayın: Gazeteci Erk Acarer evinde bıçaklı saldırıya uğradı

“Elbette Almanya bir takım tedbirler alacaktır ama Almanya için kritik olan, Erdoğan’ın bunu yapmasına izin verecekler mi?”

“Biz tarihimizden biliyoruz, bugüne kadar bütün faili meçhullerin arkasından devlet çıktı” diyen Dündar, “Bu devletin neredeyse dahil olmadığı cinayet yok gibi. Bir devlet, gazeteciyi öldürmeye kafaya koyduysa, hiçbir koruma tedbirinin işe yarayacağını düşünmüyorum. O yüzden bu zihniyet ile mücadele etmek lazım. Tek tek tedbirlerin yeterli ve caydırıcı olduğunu düşünmüyorum. Elbette Almanya bir takım tedbirler alacaktır ama Almanya için kritik olan, Erdoğan’ın bunu yapmasına izin verecekler mi? Erdoğan’ın, Almanya’yı da kendi egemenlik haline getirmesine, ‘Ben orada da istediğim gibi gazetecilere saldırırım’ iddiasına izin verecek mi Merkel? Eğer buna ‘Evet’ derlerse, onay verirlerse bundan sonra her şeyi beklemek mümkün” ifadelerini kullandı.

“Eğer Erk’in yazdıklarından hoşnut olmayıp bir anda tetikçilerini saldılarsa, bunun Türkiye’ye ağır bedeli olabilir, iktidara da olabilir”

Almanya’nın buna izin vermeyeceğini düşündüğünü söyleyen Can Dündar, “Alman medyasında çok ciddi tepkiler var. ‘Buna ne kadar göz yumacak Alman hükümeti’ diye. Ben büyük hata yaptıklarını düşünüyorum bu saldırıyı organize edenlerin. Bunun arkasında Soylu varsa Soylu’nun, Erdoğan varsa Erdoğan’ın. Eğer Erk’in yazdıklarından hoşnut olmayıp bir anda tetikçilerini saldılarsa, bunun Türkiye’ye ağır bedeli olabilir, iktidara da olabilir. Göreceksiniz yarından itibaren Alman hükümeti bambaşka gözlerle bakmayaca başlayacaktır. Çünkü kamuoyunda çok ciddi tepki uyandı.”

“Bütün bu saldırılara karşı biz toplu bir tepki verebilseydik, bunlara karşı çıkabilseydik elbette farklı olurdu”

Program sunucusu Ezo Özer’in, “Gazetecilere yönelik baskıya karşı yeterince kamuoyu oluşsaydı acaba bu günlere gelmek daha zor olmaz mıydı?” sorusunu cevaplandıran Dündar, “Elbette oldurdu ama Türkiye’de ne yazık o kadar çok politikacılara, hukukçulara, akademisyenlere yoğun saldırı var ki, gazeteciler için ayrıcalık istememiz tuhaf olur. Ama bütün bu saldırılara karşı biz toplu bir tepki verebilseydik, bunlara karşı çıkabilseydik elbette farklı olurdu” değerlendirmesinde bulundu.

“Bir gazeteciye silah çekmenin, silah sıkmanın, bir başka gazeteciyi yaralamanın bedeli 50 eurolara tekabül ediyor”

“Gazetecilere saldıran kim cezalandırıldı?” diyen Dündar, “Levent Gültekin’e saldıranlar mı bulundu, Hürriyet’i basanlar mı bulundu? Ve nihayet benim de öyle. 5 yıl önce uğradığım silahlı saldırıda tetiği çeken tetikçi, 4-5 ay içeride yattıktan sonra salıverilmişti, pasaportu da verilmişti. Bugün cezası 3 yıl olarak belirlendi. Ve iyi hal’den cezanın uygulanmaması karar verildi. Dolayısıyla küçük bir para cezasıyla kurtuldu. Dolayısıyla bir gazeteciye silah çekmenin, silah sıkmanın, bir başka gazeteciyi yaralamanın bedeli 50 eurolara tekabül ediyor” ifadelerini kullandı.

Tıklayın: Levent Gültekin’e saldıranlar hakkında karar verildi

“Kahraman olma şansınız var, 50 dolar verip bir gazeteci vurabiliyorsunuz”

Cezasızlık politikalarını da değerlendiren Dündar, “Kahraman olma şansınız var, 50 dolar verip bir gazeteci vurabiliyorsunuz. Hükümet gözünde de belli bir kesimin önünde de kahraman oluyorsunuz. Mahkeme tutanaklarına bakıyorum, silahı vermek ile suçlanan kişi kolundaki dövmeyi gösteriyor orada bir ay-yıldız dövmesi var. O bayrağın arkasına girme, saklanma ve yargıyı böyle etkileyeceğini düşünme. Burada tabii iktidar-yargı-mafya iş birliği çok net çıkıyor ortaya. Öyle olunca da ödüllendiriliyorsunuz. ‘Afferim çocuğum, hadi bir tane daha…’ Düşünseniz iyi halden cezasız bırakıldı. Peki yaptığı eylemden pişman mı oldu? Hayır, mahkemede gayet net, ‘Ben bunu planladım, hazırlandım, silahı şuradan aldım, şöyle ateş ettim’ diye ifade veren birine iyi halden, en az cezayı veriyorsunuz. Aslında Ağır Ceza Mahkemesi olması gereken, öldürmeye teşebbüsten dava açılabilirdi. Açıldı ama hakim geri gönderdi, hakim değişti ve dosya kapatıldı” şeklinde konuştu.

Tıklayın: Can Dündar’a silahlı saldırı davasında karar verildi