7 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunan erkeğin adli kontrol şartı kaldırıldı

Elmalı davasında iki çocuğun yaşadığı istismar gündeme otururken Mersin’de bir başka cinsel istismar kararı ortaya çıktı. 7 yaşındaki çocuk kendisine yönelik cinsel istismarı çizerek anlattı ancak tutuksuz yargılanan 67 yaşındaki istismar sanığının adli kontrol şartı kaldırıldı.

Ekmek ve Gül’den Hilal Tok’un haberine göre Mersin’de 7 yaşındaki bir çocuk 67 yaşındaki aynı mahallede yaşadığı Kerim K.’nın cinsel istismarına maruz kaldı. Bugün görülen duruşmada çocuğun istismarını ortaya koyan çizimlerine ve tutarlı ifadelerine rağmen tutuksuz yargılanan sanık hakkındaki adli kontrol şartı dahi kaldırıldı. 

Çocuk istismarı çizdi, avukat mahkemeye sundu, mahkeme dinlemedi

Akdeniz ilçesinde 5 Mart tarihinde deniz kenarında balık tutarken “Sana balık vereceğim” diyerek çocuğu yanına çağıran Kerim K.’nın 7 yaşındaki çocuğu istismar ettiği iddia edildi.

İstismar, çocuğun ailesine anlatmasıyla ortaya çıkarken, istismarın ardından psikolog eşliğinde çocuğa resim çizdirildi. Çocuk istismarı çizerek anlattı. Davanın avukatı Dilara Oğuz, “Resimde istismarı açıkça çizmiş… O kadar üzücü ki bu durum. Ben bu çizimleri mahkeme heyetine sundum. Ne anlama geldiğini anlattım. Ama heyet bizi hiç dinlemedi” dedi.

Tam tersine heyetin mağdur ailenin üstüne geldiğini söyleyen Oğuz, “Yalan beyan verirseniz, çelişkili beyan verirseniz sizi yargılatırım’ diye heyetin sıkıştırmaları oldu” dedi.

Çocuğa istismar defalarca anlatıldı

Defalarca çocuğa istismarın anlatıldığını, ancak yine de mahkeme de adalet sağlanmadığını söyleyen Oğuz, “AGO odasında çocuğa olay üç kere anlatıldı. Adam zaten ikrar ediyor, ‘ben öptüm ama yanağından öperken yanlışlıkla dudağına değdi” diyor. Çizimler ortada, bu kadar her şey ortadayken sanığın adli kontrol şartı bile kalktı” diyerek karara tepki gösterdi. 

Çocuğun yararına olan tüm talepler reddedildi

Mahkemede heyete çocuğun uzman psikologlarla, oyun terapistiyle görüşülmesini ve rapor hazırlanmasını talep eden Oğuz, bu taleplerinin de karşılıksız kaldığını aktardı: “Ben uzman heyet karşısına, oyun terapistiyle görüşsün dedim. Ben çocuk psikologlarıyla görüştüm çizimlerinden, anlatımlarından onlar da bu çocuğun istismara maruz kaldığını belirtti. Heyete, bizim çizimlerimize güvenmiyorsanız Üniversite Hastanesine gönderin, profesörler, çocuk psikiyatristleri incelesin, bilirkişi raporu hazırlasınlar dedik. Ama bu taleplerimiz reddedildi.” 

‘Namusumuz kirlettiniz, iftira attınız’ diye saldırdılar’

Serbest kalan sanıkla çocuğun aynı mahallede olduğunu söyleyen Oğuz ailenin kendilerine de saldırdığını belirtti: “Zaten saldırgan bir aile. ‘Namusumuz kirlettiniz, iftira attınız’ diye saldırdılar. Hakaret ve tehdit davalarımız da sürüyor bir yandan.”

7 yaşında istismara maruz kalan çocuğun 10 yaşındaki kardeşinin de mahkeme salonunda tanık olarak dinlendiğini aktaran Oğuz, “10 yaşındaki çocuk da tanık olarak dinlendi mahkemede. Biz o çocuğun ifadesinin de AGO odasında alınmasını istedik ancak ‘orada sadece mağdur ifadeleri alınır’ denilerek bu talebimiz reddedildi. O ortamda sanıkla aynı yerde, kardeşinin istismar davasında 10 yaşındaki bir çocuk tanık olarak dinlendi!” 

4. yargı paketi adaletsiz sonuçlar doğuracak

4. yargı paketinde yer alan cinsel istismar gibi “katalog suçlar” için “somut delil” şartı aranmasının istismar suçlarında bu gibi adaletsiz sonuçları daha çok doğuracağını belirten Oğuz, “Daha önce istismar dosyalarında tutuklama için kuvvetli şüphenin varlığı yeterliydi oysaki artık somut delil istiyorlar. Bu dava da bunun çok açık örneği. Biz taciz dosyalarında zaten somut deliller oluşturmakta çok zorlanıyoruz. Küçücük bir kız çocuğu tabii ki gizli bir yerde istismar ediliyor. Kamera görüntülerine rastlamamız, tanığa rastlamamız zaten çok zor oluyor. Gizli oluyor çünkü bu suçlar! Ama burada davanın başından beri anlatımları söylemleri birbiriyle aynı beyanları var, istismarı açıkça ortaya koyan çizimler var. O çocuk o yaşta cinsel organı nasıl çizsin, nasıl bilsin? Bunu bir çocuğun maruz kalmadan çizmesi imkansız!” diyerek somut delil kararının yarattığı mağduriyete dikkat çekti.