HDP’li vekillere Kobane davasında saldırı girişimi

HDP’li siyasetçilerin yargılandığı Kobanê Davası duruşmasında provokasyon girişimi yaşandı. Polis ırkçı sloganlarla HDP’li siyasetçilere saldırmak isteyen grubun saldırısını engellerken sloganlara engel olmadı.

IŞİD’in Kobanê’ye yönelik saldırıları üzerine gerçekleşen 6-8 Ekim Kobanê eylemleri gerekçesiyle yargılanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) yöneticilerinin yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının üçüncü oturumu devam ediyor. HDP’li siyasetçilerin yargılandığı Kobanê Davası duruşmasında provokasyon girişimi yaşandı. Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülen salonunda devam eden yargılamaya verilen ara sırasında duruşmayı izleyen bir grup HDP’li siyasetçilere saldırı girişiminde bulundu. 

Mahkeme heyetinin duruşmaya ara vermesi üzerine salondan dışarı çıkan HDP’li siyasetçiler, o sırada “HDP susmadı susmayacak” sloganı attı. Cezaevi kampüsü dışına çıkarıldıkları sırada grup içerisindekiler Ermeni toplumuna yönelik hareket içeren sözler sarf etti.

Bunun üzerine HDP Urfa Milletvekili Nusrettin Maçin gruba yönelik, “Para karşılığında slogan atanlar HDP’yi susturamazsınız. Parayla slogan atanlar bunlar” ifadelerini kullandı.

Vekillere saldırmak istediler

Duruşma salonun önünde slogan atan grup, HDP’li vekillere saldırmak istedi. Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz bu durum üzerine bir polis amiri ile görüşmek istedi. Polisler Kaçmaz’a saldırmak isteyen kişiyi uzaklaştırdı ama grubun slogan atmalarına engel olmadı.

Polisler duruma tepki gösteren Kaçmaz’dan salonun içerisine girmesini istedi. Kaçmaz ise, “Hayır hayır onları çıkaracaksınız. Kamu binası içinde nasıl eylem yapabiliyorlar. Burası muz cumhuriyeti mi? Mevzuata aykırı bir şekilde içeri alıyorsunuz, gücünüz sadece işçiye emekçiye yetiyor değil mi?” yanıtı verdi.

Mahkeme heyeti: ‘Bizi ilgilendirmez’

Dava verilen aranın ardından devam etti. HDP eski Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Bircan Yorulmaz’ın avukatı Atilla Bahçıvan söz aldı. Bahçıvan, müvekkilinin savunmasını yaptığı esnada dışarıda sloganlar atıldığını söyledi. Provokasyon girişimlerine engel olmayan mahkeme heyetinin, “Duruşma salonu dışındaki olay beni ilgilendirmez” sözlerini eleştiren Bahçıvan, “Ama burası adliye salonu ve salonun kapısının önünde olanlar da sizi ilgileniyor. Bugün koridorda olanlar, bizim savunma görevimize dair bir fiil oluşturanların bulunmasını istiyoruz. Bu kişilerin kayıtları yapılmıştır. Bir hukuki işlemin yapılmasını, suç duyurusunun yapılmasını istiyoruz. Mahkeme yine de ‘benim sorumluluğumda değil’ diyorsa, biz suç duyurusunda bulunacağız. Giren çıkanların kaydı yapılmıştır. Bu kişiler kimlerdir ve neler yapmışlardır? Mahkeme tarafından bu tespit edilerek işlem yapılmalıdır. Bizler de suç duyurusunda bulunacağız. Kamera kayıtlarının ve ses kayıtlarının bizlere verilmesini ve muhafaza edilmesini talep ediyoruz” dedi. 

Yaşanan provokasyon sırasında alınan kayıtların gizli bir el tarafından kaybedileceği şüphesi duyduğunu ifade eden Bahçıvan, “Dışarıdaki grup bir kişiye müdahalede bulunmuşlar. Kendisi HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan’dır. Kendisi bu dosyada işlem başlatılmış biridir. Bu davayı izleyen biridir, sıradan biri değildir. Katılan olup olmayacağı belli olmayan, sadece iddianamede müşteki olarak yazılanlar salona girip soru sorabiliyorsa, ileride HDP’li milletvekillerinin de bu duruşmaya katılarak söz alma hakları vardır” diye belirtti.

Mahkeme heyetinin provokasyona müdahale etmesi talebinde bulunan Bahçıvan, şöyle devam etti:

“Siz ‘Bizi ilgilendirmez’ dediniz ve suç oluştu. Şimdi dönüp size diyebilir miyiz bunu öngöremediniz mi? Müvekkillerinin diğer savunmayı yapan arkadaşların tamamı yargılama konusu Kobanê olaylarında başka güçlerin sorumluluğu olduğunu vurguladılar. Biz diyoruz ki bir provokasyon var ve bu adil yargılama açığa çıkarılsın. Tam da kastettiğimiz buydu. Bugün provokasyon oldu ve önlem alınmazsa, başka bir şeye dönüşebilir. Bunu dikkate alın.

İddianame dökülüyor

İddianame tel tel dökülüyor. Birçok müşteki şikayetçi olmadığını dile getiriyor, muhtemelen buradan gerçek sorumluların yargılanmadığını düşündükleri için şikayetçi olmuyorlar. Sizin açınızdan da dökülüyor. Dün kurduğunuz kararda suç vasfının değişmesinden bahsettiğiniz. Oysa bütün bu sorgu denilen şeyde müvekkillerimiz tutukluluk incelemesinde ve sonrasında aynı şeyi söylediler. Dolayısıyla, önceki taleplerimin baki kalması kaydıyla, müvekkil açısından 2-3 temel problem vardı. Kendisi bunu iyi ifade etti. Mevcut deliller ve ulaştığımız aşama itibariyle müvekkilin özgürlük hakkının ciddi ihlal edildiği kanaatindeyiz. Hepimiz aynı hukuk fakültelerinde okuduk ama sonrasında farklı kaynakları okuduğumu sanırım. O yüzden farklı değerlendiriyoruz. Gelen aşamada müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum.”

Duruşma, HDP eski Saymanı Zeki Çelik’in savunmasıyla devam etti. Savunmasını 3 bölüme ayırdığını dile getiren Çelik, savunmasının ilk bölümünün HDP’de görev aldığı bir buçuk yıla, ikinci bölümünün Kobanê eylemleri dönemine ve üçüncü bölümünün ise sosyal medya paylaşımlarına ilişkin olduğunu söyledi. Hayatı boyunca kanuna aykırı hiçbir eylemde bulunmadığını belirten Çelik, “Tam tersine kanunlara riayet eden biriyim. Ben 22 Haziran 2014 tarihinde HDP’nin emek, barış, eşit, kadın özgürlükçü, ekolojik programına sahip olduğundan her vatandaşın hakkı olduğu gibi 22 Haziran 2014’te gerçekleşen HDP Olağan Kongresinde yönetimine seçildim. Yine 15 Ağustos 2015 tarihinde HDP Genel Saymanı olarak resmen göreve başladım. Ancak 20 Ocak 2016 tarihinde saymanlık faaliyetlerim nedeniyle gözaltına alınıp, tutuklandım. Tutuklandığım gün HDP’nin kongresi vardı. Görev süremin bittiği gündü. O gün kongrede kendi çalışmalarımı sunmam gerekirken, İstanbul Adliyesi’nde savcıya ifade vermekle meşguldüm. Daha sonra tahliye oldum” diye anlattı.