İkizdereli Ayşe Albayrak: Bizim ne sarayımız var, ne köşkümüz

Meclis kürsüsünde konuşan İkizdere direnişçilerinden Ayşe Albayrak, “Devlet sadece Mehmet Cengiz’in devleti mi*” diye sordu. Albayrak Erdoğan’la görüşmek istediğini ancak grüşemediğini de sözlerine ekledi.

Rize‘nin İkizdere ilçesi İşkencedere Vadisi‘nde yapılmak istenen taş ocağına karşı uzun zamandır direnen bölge halkından biri olan İkizdereli Ayşe Albayrak, bugün İyi Parti’nin grup toplantısında bir konuşma yaptı.

‘Devlet sadece Mehmet Cengiz‘in mi devleti?’

Albayrak, Meclis kürsüsünden “Devlet sadece Mehmet Cengiz‘in mi devleti? Bizim devletimiz değil mi? Biz devlete vergi mi vermedik? Her şeyimizi verdik. Bize sahip çıkmasını istiyoruz. Bizim yerlerimizi bize bıraksın” diye seslendi.

‘Eskencidere’yle mi doyacaksınız?’

İkizdereli Albayrak, taş ocağının hayata geçmesi durumunda oradaki insanların nereye gideceklerini sordu ve şu açıklamaları yaptı:

Bir tek Cengiz Holding için bu insanları mağdur ediyorsun. Oradaki insanlar nereye gidip yaşayacak? Bizim ne sarayımız var, ne köşkümüz var, ne dairemiz var, ne binamız var. Sadece Eskencidere’de biraz yerimiz var, bir de evlerimiz var.

Zaten devlet orada bizim 60 dönüm arazimizi aldı. Bize 5-6 dönüm kaldı. İlle onu da alacaklar. O kadar yerle doymadınız, Eskencidere’yle mi doyacaksınız?”

Bize bu kadar yaş döktürmenin ne anlamı var? Kefenin cebi yoktur.

Sen oradan para kazanasın, birileri zengin olsun, o halk orada ağlasın. O insanlar nereye gidecekler?

“Mehmet Cengiz’in köyü yok mudur?” diyen Ayşe Albayrak, ardından da şunları söyledi:

Oralar hep taştı. Biz sırtımızda toprak taşıdık, yaptık. Şimdi geldiler Mehmet Cengiz’e vereceğiz. Mehmet Cengiz’in köyü yok mudur? Aynı taşlar orada da var. Gitsin kendi köyünden alsın. Oraya giremez.”

‘Orası bizim yaşama alanımız, ambarımız, ekmeğimiz’

Vadinin kendileri için anlamının büyük olduğunu söyleyen Albayrak, oranın sadece orman olmadığını, yaşam alanı olduğunu da ekledi:

Bizim vadimizi alıyorlar, yıkıyorlar, talan ediyorlar. Ben için için ağlıyorum. Ama sesimizi hiç kimseye duyuramıyoruz. Bizim kapıya çıkma imkanımız yok. Sularımızı kestiler, ağaçları kesip derelerin içini dolduruyorlar, üzerine de toprak örtüyorlar ki kimse görmesin. Orası orman değil, orası bizim yaşama alanımız, ambarımız, ekmeğimiz.”

‘Balık tutmayı yasakladğız dereyi yok ettiler’

Vadinin taşlık ve kayalık olduğu için ağaç yetiştirilmesinin zor olduğunu hatırlatan Ayşe Albayrak, sözlerine şöyle devam etti:

Biz iki aydır ne yemek yedik, ne oturabildik. Dereyi toprakla dolduruyorlar. O derede o kadar güzel alabalıklar vardı. Biz o derede balıkların tutulmasını yasaklamıştık.

Oranın balıklarını yok ettiler, oranın yaban hayvanlarını yok ettiler, arılarını, sularını, ağaçlarını yok ettiler. Aslında devletin bize madalya vermesi lazım biz bu ağaçları bekliyoruz.

Biz yıllarca o ağaçları orada büyüttük. Herkes ağaçları kesseydi o vadi olur muydu? O ağaçlar büyür müydü? Bizim orası taştır, kayalıktır. Ağaç zor büyür.”

Ayrıca, Albayrak “Bu arazileri benim dedem, ninem ne zor şartlarda aldılar. Bize hiç sormuyorlar, verir misiniz vermez misiniz diye. Gelip alıyorlar” ifadelerini de kullandı.