Pervin Buldan: Mehmet Ağar ve Tansu Çiller’in yargılanması için bu mücadelenin peşini bırakmayacağız

Pervin Buldan, öldürülen eşi Savaş Buldan’ın mezarı başında düzenlenen anmada konuştu. “Bir kez daha üç maymunu oynanmaya devam ediyorlar” diyen Buldan, “Ama biz her yerde her zaman adaleti çığlığımızı Mehmet Ağar ve ekibinin, Tansu Çiller ve ekibinin yargılanması için bu mücadelenin peşini bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.

Faili meçhul cinayete kurban giden ve organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in açıklamaları ile tekrar gündeme gelen Kürt iş insanları Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay; HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın katılımıyla İstanbul Avcılar’da bulunan mezarları başında anıldı.

“Her şey açık ama devletin bunu asla kabul etmemek gibi bir inadı var”

20 Şubat 1995’te gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alınamayan ve cansız bedenine kimsesizler mezarlığında ulaşılan Rıdvan Karakoç’un ağabeyi Hasan Karakoç anmada söz alarak, cinayetlere ‘faili meçhul’ denildiğini ancak faillerin belli olduğunu vurguladı. Karakoç, “Failinin devlet olduğu bir cinayet sonucu değerli arkadaşlarımın başucundayız. Yıllardır bu cinayetlerin kimler tarafından işlendiğini ifade ediyorduk ama her şey açık ama devletin bunu asla kabul etmemek gibi bir inadı var” dedi.

“Faili belli, tetiği çekenler belki, emri verenler belli, katledenler belli”

Artı Gerçek’ten Yağmur Kaya’nın haberine göre Karakoç’un ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan; 27 yıl önce Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın ülkeyi yönetenler ve ülke içerisinde çeteleşmiş gruplarla devletin onayı ve bilgisi dahilinde katledildiğini vurguladı. Öldürülen bu üç ismin bir otelden ellerinde polis telsizi olan kişiler tarafından alındığını söyleyen Buldan, “Bu üç güzel insanı Bolu’nun Yığılca ilçesine götürüp işkence yapıp kafalarına ve bedenlerine kurşunlar sıkarak katlettiler. Melen Çayı kenarında üç insanın cansız bedenine ulaşıldı. Faili belli, tetiği çekenler belki, emri verenler belli, katledenler belli” diye konuştu.

Susurluk hatırlatması

Buldan, “Aslında kendileri de inkar etmediler. Zaman zaman verdikleri ifadelerden, kurulan komisyonda devlet adına ‘bin operasyon yaptım’ dediler. ‘PKK’ye yardım eden Kürt iş insanlarının isimleri elimizde bunlardan hesap soracağız dediler’. ‘Tuğlayı çekersem duvar yıkılır, hepimiz altında kalırız’ dediler. İşte o insanlar işledikleri cinayetleri, katlettikleri insanları hiçbir zaman gizlemediler” diyerek Balıkesir’in Susurluk ilçesinde ‘Susurluk kazası’ olarak bilinen ve ilk kez devlet-mafya ilişkisinin açığa çıktığı trafik kazası sonucu devletin yaptığı bütün cinayetlerin ortaya çıktığını belirtti.

“İşlenen binlerce faili meçhul isimlerin arkasındaki ismin Mehmet Ağar ve onun ekibi olduğunu bir kez daha itiraf ediyorlar”

Buldan konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Bütün pislikler, bütün ahlaksızlık ve bütün hukuksuzluk ortalığa saçılmıştı. Ama Susurluk’un üzeri kapatıldı. Susurluk Komisyonu’na ifade veren Mehmet Ağar başta olmak üzere ifade veren her tetikçinin ifadesi o komisyonda belgelerde yazılıdır. Hep söyledik şimdi yine söylüyoruz: Susurluk kazasında devlet bir kamyona çarpmıştı. Ancak şimdi devlet kamyondan daha büyük bir araca, bir tıra çarptı. Sedat Peker’in açıklamaları öyle sıradan açıklamalar değil. Bir kez daha itiraf ediyorlar. Savaş Buldan, Adnan Yıldırım, Hacı Kara’yı ve binlercesini, dönem işlenen binlerce faili meçhul isimlerin arkasındaki ismin Mehmet Ağar ve onun ekibi olduğunu bir kez daha itiraf ediyorlar.

“Mehmet Ağar ve Tansu Çiller’in yargılanması için bu mücadelenin peşini bırakmayacağız”

Şimdi bakıyoruz; ülkeyi yönetenler Yargıtay’a talimat vermeyi bir yana bırakın bu cinayetlerin açığa çıkması için kıllarını dahi kıpırdatmıyor. Ve bir kez daha üç maymunu oynanmaya devam ediyorlar. Kör, sağır ve dilsizler. Ama biz her yerde her zaman adaleti çığlığımızı Mehmet Ağar ve ekibinin, Tansu Çiller ve ekibinin yargılanması için bu mücadelenin peşini bırakmayacağız. Çünkü onlar Süleyman Demirel’in ‘Fırat’ın kenarında bir koyun kaybolsa hesabı ben veririm’ dediği gibi biz hesabı devletten sormaya mecburuz. Ama bırakın bir kuzuyu bu insanları katledenlerin biri dahi yargılanmadı.”

“Özür borcunu hala bekliyoruz”

Devletin Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın çocuklarına özür borçlu olduğunu vurgulayan Buldan, “Biz bu özür borcunu hala bekliyoruz. Ve beklemeye devam edeceğiz ta ki bizlerden özür dilenene ve katiller yargılanana kadar” dedi.

Mithat Sancar’ın açıklaması

Açıklamada son olarak sözü HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise, öldürülen isimlerin kimler tarafından öldürüldüğünü daha ilk günden bildiklerini ve ” Devletin organize bir işi olduğunu geçmiş tecrübelerden ve o günkü bilgilerden zaten çıkarabiliyorduk” dedi.

1990’lı yıllarda Kürtlere karşı bir savaş, imha politikasının bir parçası olarak Kürt iş insanlarının öldürüldüğüne söyleyen Sancar, “On binlerce faili meçhul cinayet işlendi. Tek tek tetikçileri bilmesek de bu faillerin kimler olduğunu biliyoruz. İşte o günlerde uygulamaya konan savaş politikasının sonucu üç güzel insan katledildi.Vahşice katledildiler. Sadece cinayet işlenmedi işkence edilerek bu cinayetler işlendi. Hınçları, öfkeleri, düşmanlıkları o kadar derin ki öldürmekle yetinmiyor aynı zamanda daha fazla acı çektirerek bu cinayetleri işlediler” dedi.

Yaraların hala açık olduğunu söyleyen Sancar, yarayı kapatmanın tek yolunun ise hakikat ve adaletle sağlanabileceğini vurguladı.