HDP Sözcüsü Günay: 128 milyar dolara çöken bu hırsız iktidar, işsizlik fonuna da çökmüş

HDP Sözüsü Ebru Günay, devlet-mafya ilişkilerine ilişkin konuşurken AKP’ye yönelik eleştirilerde bulundu, “Çökmedikleri yer yok. Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarına çöken bu hırsız iktidar şimdi görüyoruz ki işsizlik fonuna da çökmüş” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, partisinin Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çorum Katliamı

Günay, 29 Mayıs 1980’de 57 kişinin hayatını kaybettiği Çorum Katliamı’na dair, “Bu katliam da tıpkı Sivas, Maraş ve diğer pek çok katliam gibi devletin kontrolünde ve devlete bağlı paramilliter güçler tarafından gerçekleştirildi. Katliamın sanıkları, planlayıcıları korunup kollandı, hiçbiri gerçek anlamda hala hesap vermedi. Çorum Katliamı’nı lanetliyor, yitirdiğimiz canların anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Bugün ortaya çıkan kirli ilişkiler bu tür katliamların nasıl planlandığını, nasıl gerçekleştirildiğini de bir kez daha gözler önüne serdi” dedi.

“Darbe zihniyeti ne yazık ki bugün de iş başındadır”

27 Mayıs Darbesi ile 61 yıl önce milletin iradesinin yok sayıldığını belirten Günay, “Darbelerin toplumumuzda ve siyasi hayatımızda ne büyük yaralar açtığını hepimiz biliyoruz. Türkiye’de gerçekleşen her darbe, toplumumuzu karanlığa sürükledi. Yoksulluk, yolsuzluk, hukuksuzluğa neden oldu. Demokratik siyasetin tasfiyesi, çetelerin, mafyaların güçlenmesini beraberinde getirdi. Sonrasında 12 Eylül, 28 Şubat’ta tekrarlanan darbe zihniyeti ne yazık ki bugün de iş başındadır” diye belirtti.

“Çeteler ve mafyalar adeta iktidarın ortağı, hatta sahibi”

Günay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2021 Türkiye’sinde de aynı tabloyu yaşıyoruz. Hukuk yok, demokratik siyasete yönelik saldırılar sürüyor, siyasetçiler tutuklu, seçilmiş belediyelere kayyımlar atanıyor, Türkiye tarihinin en büyük hukuksuzlukları yaşanıyor, hak arayan kadınlara, üniversite öğrencilerine gençlere işkence ediliyor, akademiye, sendikaya, sivil topluma yapılmayan baskı kalmamış. Çeteler ve mafyalar adeta iktidarın ortağı, hatta sahibi. Bu darbe değilse nedir?

“Öcalan, darbeler konusunda çok hayati bir uyarıda bulunmuştu”

Mutlak tecrit altında bulunan Sayın Abdullah Öcalan, darbeler konusunda çok hayati bir uyarıda bulunmuştu. Demokratik çözümün sağlanamaması halinde, darbe mekaniklerinin devam edeceği ve kaosun derinleşeceği uyarısında bulunmuştu. Bugün karşı karşıya kaldığımız, bir yanında devletin bir yanında çetelerin, mafyanın olduğu kaos ortamı tam da bu çözümsüzlüğün ürünüdür, bu darbe mekaniğinin kendisidir. Ama bu darbe mekaniği iktidarın iddia ettiği gibi kendisine yönelik değil, bizzat iktidar eliyle topluma ve muhalefete karşı işletiliyor.

“İktidar, toplumun iradesine karşı her an her gün darbe yapıyor”

Darbe yıldönümlerinde millet iradesi nutukları atan iktidar, toplumun iradesine karşı her an, her gün darbe yapıyor. Muhalefete ‘ayağınızı denk alın, bu daha iyi günleriniz’ diye tehditler savuruyor. İşte darbe budur ve bu darbeci zihniyetten kurtulmanın tek yolu demokrasidir. Demokratik ve ortak mücadelenin gelişmesi bir talep ve ihtiyaç olmaktan çıkmış, bir zaruret haline gelmiştir. Aksi halde çete, mafya, karanlık yapılar, Türkiye’yi sarmaya devam edecek. Bugün ortaya çıkan itiraflarla bütün toplum bu gerçekliğe tanıklık ediyor. İçerisinde ordunun, Ergenekon’un, paramiliter yapıların olduğu bir ittifakın boğazına kadar suça bulaştığını zaten biliyorduk.”

“Çürümenin sebebi Kürtlere yönelik düşmanlık”

Bu mafya düzeninden rahatsız olan herkes, samimiyetle Türkiye’nin nasıl bu noktaya geldiğini sorgulamak zorundadır. Elbette bu çürüme halinin pek çok sebebi var, ancak en önemli nedenlerinden biri, Kürtlere yönelik yürütülen düşmanlıktır. Bakın önceki gün Erdoğan kendisi itiraf etti. Türkiye’nin büyük bir özlemle destek verdiği çözüm sürecine karşı iktidarın nasıl komplo kurduğunu, barışa nasıl suikast düzenlediklerini anlattı. Eğer çözüm süreci başarıya ulaşmış olsaydı, eğer iktidar bunu siyasi hesaplarına kurban etmeseydi bugün toplumumuz çeteleşmeyi değil, demokrasimizin geldiği aşamayı tartışıyor olacaktı.

“Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarına çöken bu hırsız iktidar şimdi görüyoruz ki işsizlik fonuna da çökmüş”

Saray ve çevresi zevk-ü sefa peşinde. Adeta bir Lale devri yaşanıyor. Halk her sabah ‘Bugün karnım doyacak mı?’ korkusuyla yaşarken, Saray acaba hangi pahalı Mercedesi makam aracı olarak alayım derdine düşmüştür. Gençler işsizlikten kıvranırken gelecekten umudunu kesmişken Saray memurları acaba hangi devlet kurumundan bir maaş daha alabilirim arayışını sürdürüyor. İşte bu yüzden bu düzen mafya düzenidir, hırsızlık düzenidir, talan düzenidir. Gelecekten umudunu kesen, iflas üstüne iflas yaşayan esnaf intihar ederken çıkıp utanmadan arlanmadan helalleşme isteyen bir zihniyet var karşımızda. Yine sanki çok maharetmiş gibi esnafa sadaka veriyorlar. Esnaf sadaka değil destek istiyor. Saraylarınızdan çıkmadığınız için tabi haberiniz yok ama esnaf helalleşme değil hesaplaşma gününü bekliyor. Çökmedikleri yer yok. Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarına çöken bu hırsız iktidar şimdi görüyoruz ki işsizlik fonuna da çökmüş.”