Kutlu Adalı cinayeti Avrupa Parlamentosu’na taşınıyor

Avrupa Parlamentosu üyesi olan Kıbrıslı akademisyen Niyazi Kızılyürek, “Ben bu konuyu Avrupa Komisyonu’nun gündemine taşımaya kararlıyım” dedi.

Avrupa Parlamentosu üyesi olan Kıbrıslı akademisyen Niyazi Kızılyürek, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in Kutlu Adalı cinayetine ilişkin iddiaları hakkında konuştu.

1996’da öldürülen Gazeteci ve Yazar Kutlu Adalı ile yakın ilişkileri olan Kızılyürek, Tele1’de katıldığı ‘Gerçeğin İzinde’ programında, Adalı’nın ölümünün Kıbrıs’taki politik süreçlerle bir ilgisi olmadığını düşündüğünü, cinayetin Kıbrıs sorunu ile doğrudan ilgili olmadığını, Adalı’nın Aziz Barnabas Manastırı ve müzesi hakkında yazılar yazmaya başlamasının ardından katledildiğini söyledi.

“Hala şu sorunun yanıtı yok; neden öldürüldü?”

Sedat Peker’in iddialarının cinayete ilişkin ipucular verdiğini söyleyen Kızılyürek, “Hala şu sorunun yanıtı yok; neden öldürüldü?” diye sordu.

“Hırsızlık olayına yoğunlaşmakta yarar var”

Adalı’nın öldürülmeden önceki yazılarında Aziz Barnabas Manastırı’nda yaşanan hırsızlık olaylarını anlattığını hatırlatan Kızılyürek, “Aziz Barnabas Manastırı’nda Mart 1996’da orada Sivil Savunma arabaları görüldü. Dönemin Sivil Savunma Başkanı Galip Mende’ydi. Sonra askerler oraya geldiler ve Kutlu Adalı bunları tespit etiği için ısrarla şu soruyu soruyordu: Ne arıyorsunuz müzeye dönüştürülen Aziz Barnabas Manastırı’nda? İşte bu soruya hala yanıt verilmedi. Kimi oraya PKK’nın silah sakladığını söylüyordu ancak bunun hiç doğru olduğunu düşünmüyorum. Orada PKK’nın silah saklaması mümkün değil. Düz bir ovada her taraftan görünen bir yerde PKK’nın böyle bir iş yapacağı hiç kimseyi ikna etmez. Dolayısıyla Peker’in açıklamasında da dile getirilen hırsızlık olayına yoğunlaşmakta yarar var” dedi.

Birilerinin Aziz Barnabas Manastırı’nda bir takım işler yaptığını ifade eden Kızılyürek, “Kutlu Adalı da bunu gazeteci duyarlılığı ile tespit etmiş ve köşesine taşıyordu. İşte aslında burada aramak lazım cinayetin nedenlerini diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Burada ideolojik bir boyut da vardır”

Peker’in “Bize, ‘bu adam Kıbrıs’ı Rumlara satacak’ dediler” dediğini hatırlatan Kızılyürek, “40 bin askerin görev yaptığı, rahmetli Denktaş’ın liderliğinin devam ettiği bir dönem. Hiçbir şekilde böyle bir şeyin ihtimal dahilinde olamayacağını herkes biliyor. Ama burada ideolojik bir boyut da vardır. Burada barış düşmanlığını, solcu demokrat kişiliklere karşı düşmanlık beslemeyi, onları katletmeyi sonra da onlara bir vatan haini kupu takmayı bir kez daha görüyoruz. Bu konu hem Kıbrıs hem Türkiye’de çok konuşulması gereken bir şeydir” dedi.

“Ben bu konuyu Avrupa Komisyonu’nun gündemine taşımaya kararlıyım”

Peker’in iddilarının ciddiye alınması gerektiğini dile getiren Kızılyürek, “Ben bu konuyu Avrupa Komisyonu’nun gündemine taşımaya kararlıyım” diyerek, “Çünkü burada söz konusu olan hem Adalı, hem demokrasi katledildi hem de Türkiye’de mafya ve devlet iç içe geçti. Bütün bunların noktalanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.