Muzlar hastalıklara karşı savunmasız kalacak!

İklim krizi nedeniyle varlığı ve kalitesi riske giren ürünler listesinde artık muz da yer alıyor. Son 30-40 yılda küresel ısınmanın üretimini olumlu etkilediği muz bitkisi artık sıcaklıklar karşısında ciddi etkiler yaşıyor. Çabuk hastalanan bu bitkinin gelecekte hastalıklara karşı savunmasız kalacağı tahmimn ediliyor.

Küresel iklim krizi dünyanın geleceğini tehdit etmeye devam ediyor. Uzmanlar daha önce geleceğe dair iklim krizine bağlı ortaya koydukları senaryoda kahvenin gelecekte zenginlerin ulaşabileceği bir lüks haline geleceğini bildirmişti. Ancak, küresel ısınmanın son 30-40 yılda üretimini olumlu etkilediği muz meyvesinin artan sıcaklıklardan ciddi şekilde etkilendiği görülüyor.

Giderek artan sıcaklıkların muzları ciddi şekilde etkilediği görülürken, olası hastalıklara karşı savunmasız kalacakları tahmin ediliyor. Hastalıklara karşı hassas olan muzun sayısız çeşidi olmasına rağmen, bunlardan sadece birkaçı yaygın olarak ihraç ediliyor. Bugün açık ara en yaygın tür olan Cavendish, 19. yüzyılda geliştirilmişti ve 60 yıl öncesine kadar hala çok nadir bulunuyordu.

Çitfçiler daha dirençli olan türe geçti

Cavendish’ten önce en popüler tür Gros Michel muzlarıydı (eskiden çikita muz olarak da bilinen tür). Diğerlerine oranla daha lezzetli olmasına rağmen, bu tür “Panama Hastalığı” olarak bilinen tehlikeye karşı çok daha savunmasızdı. Fusarium oxysporum f.sp. cubense adlı mantarın sebep olduğu solgunluğa verilen isim olan Panama Hastalığı, Orta Amerika’daki Gros Michel tarlalarının büyük bir kısmını yok edip, çiftçilerin bu hastalığa daha dirençli olan ve bugün de tükettiğimiz Cavendish türüne geçmeye zorladı.

Fakat Cavendish türünün de savunmasız olduğu hastalıklar mevcut – ve iklim değişikliği bu savunmasızlığın etkilerini arttırıyor.

Nem ve sıcaklık Siyah Sigatoga hastalığı riskini arttırdı

2019’da yürütülen bir çalışmaya göre, nem ve sıcaklık değişikliklerinin Siyah Sigatoka hastalığı riskini %50’ye kadar arttırdığı görülmekte.

Exeter Üniversitesi’nden Dr. Daniel Bebber Siyah Sigatoka’nın “yaşam döngüsü büyük ölçüde hava durumu ve mikroklima koşulları tarafından belirlenen bir mantar türünden (Pseudocercospora fijiensis)” kaynaklandığını belirtiyor: “Bu araştırma, iklim değişikliğinin sıcaklıkları spor çimlenmesi ve gelişimi açısından daha elverişli hale getirdiği, ekin örtülerinde nem oranını artırdığı ve böylelikle Latin Amerika’nın muz yetiştiren birçok bölgesinde Siyah Sigatoka enfeksiyonu riskini de artırdığını gösteriyor.”

Birçok muz türü için öldürücü olan Siyah Sigatoka ilk olarak 1972’de Honduras‘ta görülmüş, 1998’de Brezilya‘ya ve 2000’lerin sonlarında Karayip adaları Martinik, St Lucia ve St Vincent ve Grenadinler‘e ulaşmıştı. Sıcaklıklar artmaya devam ettikçe, hastalığın kuzeye doğru yayılması da sürdü ve şu anda Florida’ya kadar ulaşmış durumda.

Yeni bir ölümcül mantar tehdidi

Artan sıcaklıklar bazen verimi artırdığı için, muz yetiştiriciliği iklim değişikliğinden olumlu şekilde etkilenen birkaç alandan biriydi. Fakat bugün bu artış Siyah Sigatoka gibi hastalıkların her zamankinden daha uzağa yayılmasına da izin veren bir seviyeye geldi. Son zamanlarda, Latin Amerika‘da ölümcül bir başka mantar türünün gelmesi de muzlar için yeni bir risk anlamına geliyor. Araştırmacılar, dünyanın en büyük muz üreticileri olan Hindistan ve Latin Amerika’nın bu tehlikeden özellikle etkilenebileceğini ve ne yazık ki yeni bir Gros Michel vakası yaşanabileceğini söylüyorlar.

Güvenli muz yetiştirmek imkansız hale gelebilir

En kötü ihtimalle, yetiştiriciler yeni bir türe geçmek zorunda kalabilir ve bu oldukça masraflı süreç birçoğunu iflasa sürükleyebilir. Fakat eninde sonunda, bugünün en verimli topraklarında bile sıcaklığın, muzların güvenle yetişemeyeceği seviyelere çıkma ihtimali yüksek.

Her yıl dünyada 100 milyar muz tüketiliyor ve bu rakamlarla muz en popüler dördüncü tarım ürünü konumunda. Cavendish türü, bu tüketimin neredeyse yarısına karşılık gelmekte.