UNESCO’dan ana dilde eğitim talebine destek

UNESCO, HezKurd’un Kürtçenin eğitim dili olması için yaptığı başvuru sonrası ‘devletleri uyarıyoruz’ diyerek ana dilde eğitim talebinin meşru olduğunu vurguladı.

Kürt Dil Hareketi’nin (HezKurd) tarafından Kürtçenin Türkiye ve Kürt illerinde yasal güvenceye kavuşturularak eğitim dili haline gelmesi için Birleşmiş Milletler, Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) yaptığı başvuruya cevap geldi. UNESCO resmi cevabında, ana dilde eğitim hakkının meşru olduğunu bildirdi.

Kürt Dil Hareketi Yönetim Kurulu Üyesi Aydın Dere, 22 Şubat 2021’de Kürtçenin yasal güvenceye alınarak eğitim dili olması için Cenevre’deki Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği ve UNESCO Temsilciliği’ne başvurmuştu. Başvuruda Kürt dilinin Türkiye’nin bilinçli ve programlı asimilasyon politikası nedeniyle tehlike altında olduğu ifade edilmişti.

“Biz bu müjdeyi tarihi bir kazanım olarak görüyoruz”

Konuyla ilgili HezKurd’ten yapılan açıklamada, UNESCO’nun HezKurd’un Kürtçe başvurusuna resmi olarak yanıt verdiği belirtildi.

Cevabı ‘müjde’ olarak değerlendiren HezKurd, “Biz bu müjdeyi tarihi bir kazanım olarak görüyoruz. UNESCO’dan, Kürtçe’nin eğitim dili olmasına dair meşru talebimize güçlü ve resmi bir cevap verildi. Kürt Dil Hareketi’ne verilen destek de yinelendi” dedi.

“Amacımız hiçbir halkın ana dilinden ve kültüründen olmamasıdır”

UNESCO’dan, Kürtçe’nin eğitim dili olması için yapılan başvuruya, Stefania Giannini verdiği yanıtı şöyle:

“Genel Direktör adına, 18 Şubat 2021 tarihli mektubunuz için teşekkür ederiz. Mektubunuzda Türkiye’de Kürt dilinin sorunlarını dile getiriyorsunuz.

Bilindiği gibi UNESCO kanunlarına göre her çocuğun kendi ana dilini öğrenme ve o dilde kaliteli bir eğitim görmesini ve bu hususta dışlanmaması önemli bir hak ve yasal prensiplere saygı olarak görüyoruz. Öte taraftan kuruluşumuz farklı dillerin ve kültürlerin programlı biçimde pratiğe geçirilmesini de öngörüyor.

Farklı dil ve kültürlerin birebirine karşılıklı saygı göstermesi esastır; bu doğal bir iletişim ve anlayış için gereklidir. Bu yüzden UNESCO ve ona üye devletler çoğulculuğu esas alarak dillerin ve kültürlerin birlikte yaşanmasını savunur. Bu sebeplerden ötürü devletleri uyarıyoruz. Çoğulculuğu esas alarak, farklı dilleri ve kültürleri tanıyarak birlikte yaşamasını önemsiyor ve devletlerin buna uymasının zorunlu olduğunu hatırlatıyoruz.

Bundan ötürü kuruluşumuz 2021 Uluslararası Anadil Günü’nü toplumların eğitimi için önemli bulmaktadır. Bu kutlama ile asıl amacımız hiçbir halkı ana dilinden ve kültüründen uzak tutmamasını sağlamaktır. Bu konuyu gündemimize getirdiğiniz için sizlere teşekkür ediyoruz ve bu konuyu yakından takip edeceğimizden hiçbir şüpheniz olmasın. Sizlere tekrardan teşekkür eder saygın selamlarımı sunarım.”