Hüda Kaya’dan Gazze saldırılarına 7 Haziran benzetmesi

İsrail’in Filistin’e yönelik 7 Mayıs’ta başlattığı saldırılarla başlayan çatışmaları değerlendiren HDP’li Hüda Kaya İsrail’in saldırganlığına dair “Ben bu süreci 7 Haziran’da tek başına iktidar olamayan AKP’nin kan, nefret ve korku yönetimiyle devreye koyduğu siyasete benzetiyorum” değerlendirmesinde bulundu.

7 Mayıs’ta Mescid-i Aksa’da namaz kılanlara saldıran İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında şimdiye kadar aralarında 13’ü çocuk, 43 kişi yaşamını yitirdi. Yaşananlara ilişkin bir çok ülkeden İsrail’e tepki yükseldi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, İsrail’in Filistin’e saldırıları ve Türkiye’nin tutumunu Mezopotamya Ajansı’ndan Selman Güzelyüz’e değerlendirdi.

‘Netanyahu iktidarına gelen itirazları bertaraf edip yolsuzluk ve rüşvetin üstünü örtmek çalışıyor’

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yolsuzluk ve rüşvet olaylarının üstünü kapatmak ve kendi iktidarına karşı gelişen itirazları saldırıyla bertaraf etmeye çalıştığını söyledi. Kaya, “Netanyahu’nun kaybedeceği çok şeyi olduğu için iç savaşı körüklüyor. Sizin de bildiğiniz gibi daha bir ay önce İsrail’de bir araya gelen on binlerce kişi Netanyahu’nun ortaya çıkan rüşvet belgelerini protesto etmek için sokaklara döküldü. Yine Netanyahu’nun zorba ve diktatör olduğu meydanlarda dillendirilmeye başlandı. İsrail’de insanlar hak ihlalleri konusunda ciddi zorluklar yaşıyor” dedi.  

‘AKP’nin kan, nefret ve korku yönetimiyle devreye koyduğu siyasete benzetiyorum’

Gazze’ye yönelik saldırıların arkasında olan bir diğer gerçeğin ise İsrail’de 23 Mart’ta yapılan erken genel seçim sonucunda Netanyahu’nun tek başına hükümet kuramaması yattığını söyleyen Kaya, “Ben bu süreci 7 Haziran’da tek başına iktidar olamayan AKP’nin kan, nefret ve korku yönetimiyle devreye koyduğu siyasete benzetiyorum” dedi. Kaya şöyle devam etti: “Böylesi bir geçiş dönemde İsrail’in durduk yerde Mescid-i Aksa’ya saldırısını; biz Türkiye’de de gördük. ‘Teröristlerle’ mücadele gündemi oluşturularak uzatmalara oynuyor. Yani gündemi baskın bir şekilde oluşturarak, seçim hesabı yapıyor ve milli ve hamasi sözlerle ipleri elinde tutmaya çalışıyor, kaybettiği kontrolü kan üzerinden yeniden elde etmeye çalışıyor.”  

‘İsrail’in Kürdü Filistinlilerdir’

“İsrail’in Kürdü Filistinlilerdir” diyen Kaya, tüm yönetenlerin dara düşmesi halinde böylesi bir yol izlediklerini belirterek, “Ne yazık ki İsrail’in Mescid-i Aksa’da ibadet edenlere saldırmasının birkaç gün öncesinde aynı görüntüleri Türkiye’de gördük” diyerek Netanyahu yönetimi ile AKP yönetimi arasındaki benzerliğe dikkat çekti.    Kaya, “Türkiye’deki camilerde de ibadet edenler, polisin yoğun gazlı müdahalesiyle karşılaştı. Arkasından da Mescid-i Aksa’daki saldırılar gündeme geldi. Şu anda maalesef Mescid-i Aksa ve Filistinliler üzerinde yapay, sahte, iki yüzlü, içi boş ve hamasi politikalar ve söylemleri ortaya koyan çevreler, Türkiye içerisinde yaşanan bu zulümlere, çocuk ölümlerine, sivil ölümlerine, ibadet baskınlarına karşı seslerini çıkarmayıp, bilakis bunların yanında olduklarına dair destekleyici açıklamalar yapmışlardır. Bölgede kendi saltanatını tehlikede gören tüm aktörler, Netanyahu’nun bu politikasıyla gizli ya da açık bir şekilde dirsek temasındalar ve bu ateşi besliyorlar” diye konuştu.   

‘İsrail ile ticari ve askeri ilişkiler en fazla AKP döneminde gelişti’

İsrail’de iç savaşa doğru giden bu sürecin İran’a yönelik saldırının bir parçası olduğunu da ifade eden Kaya, hem Arap ülkelerinin kendi aralarındaki yakınlaşma hem de Türkiye ile Mısır arasındaki yakınlaşmayla birlikte Sünniciliğin güçlendirilmeye çalışıldığını, İsrail üzerinden İran’a yönelik bir saldırının parçası olabileceğini söyledi. Kaya, “İsrail üzerinden İran’a yönelik bir saldırı, diğer zalim yönetimlerin ömrünü uzatacak yollardan bir tanesi olur” dedi.  Türkiye’nin İsrail saldırıları karşısındaki tutumunu da değerlendiren Kaya, “Türkiye’nin tepkileri içi boş hamasi söylemlerden başka hiçbir anlam taşımıyor. Türkiye’de isterse yüz binlerce insan meydanlara çıksın ve ‘Filistin halkı yalnız değil’, ‘Kahrolsun İsrail’ desinler. Bunların hiçbir anlamı yok. Çünkü Türkiye’nin pozisyonunu belirleyen iktidarın politikaları ve pratikleridir. Bugün Türkiye’nin İsrail ile olan ticari ve askeri anlaşmaları ve ilişkileri en fazla AKP’nin olduğu yıllardır. Bu ilişkiler en güçlü biçimde hala devam ediyor. Az önce bölgedeki tüm aktörler birbirleriyle dirsek temasını sürdürüyor derken, bunu kastediyorum” ifadelerinde bulundu.  

‘Mavi Marmara’da neden devam edin ısrarı yapıldı?’

Kaya son olarak şunları kaydetti: “Bazıları kalkıp hamasi söylemlerle ‘Yeniden bizi Mavi Marmara gibi adım atmaya zorlamayın’ şeklindeki sahte ve yalan söylemlerle meydan okumaya çalışıyorlar. Mavi Marmara’daki gerçeklerde bir gün ortaya çıkacak. Mavi Marmara olayında gemi kaptanının defalarca ‘Bizi ihtar ediyorlar, ateş açılacak’ demesine rağmen, neden onlara ‘Devam edin ısrarı’ yapıldı. Bu dayatmayı kim yaptı? Bunların hepsi ortaya çıkacak. Dolayısıyla bugün de bunların üzerinden hamaset yaparak, karşılığında aldıkları bazı milyon dolarlarla Mavi Marmara şehitlerinin kanını bile pazarlık konusu eden bir iktidarın bugün Filistin konusunda gerçekçi bir politika üretmesi mümkün değil.”