Cezaevinde intihar ettiği söylenen 17 yaşındaki Kadir Aktar’ın dosyası şüphelerle dolu

Tahliye edildikten iki gün sonra tutukalan ve cezaevinde intihar ettiği söylenen 17 yaşındaki Kadir Aktar’ın dosyası şüphelere ilişkin baba Cengiz Aktar ve Avukat Ahmet Atalay konuştu.

Evrensel’den Meltem Akyol’un haberine göre İstanbul Bağcılar’da bir polis memurunun hayatını kaybettiği olaydan sonra tutuklanan 17 yaşındaki Kadir Aktar, 16 Şubat’taki son duruşmada tahliye edildi. Tahliyeden iki gün sonra başka bir dosyadan tutuklanan, 1 gün sonra da intihar ettiği haberi gelen Kadir Aktar’ın ölümüne ilişkin soru işaretleri çoğalıyor.

Olaydan ancak 2 ay sonra incelenmek üzere bilirkişiye gönderilen görüntülerin bulunduğu DVD’nin kırık olduğu ortaya çıktı, görüntüler incelenemedi. Bir polisin hayatını kaybettiği olay nedeniyle 7 ay hapis yatan Aktar’ın bu süre içerisinde defalarca hastaneye götürüldüğü ortaya çıktı, bu kayıtlardan ailesinin ancak Aktar’ın ölümünden sonra haberi olabildi. Bu kayıtlar arasında Aktar’ın gözaltına alındıktan sonra nerede olduğu tespit edilemeyen saatlerde apar topar hastaneye götürüldüğü de ortaya çıktı.

“Otopsi raporunda iç kanamalar tespit edilmiş”

Yaşananlara ilişkin “Bunlar artık bizi şüpheden öteye götürüyor” diyen Aktar ailesinin Avukatı Ahmet Atalay ise şu değerlendirmelerderde bulundu:

“Gözaltına alındığı gece darba maruz kaldığı ortada, polis tutanaklarında ise ‘Ben gelmiyorum’ demiş, direnmiş, merdivenlerden indirilirken kafasını duvarlara vurmuş. Zorluk çıkardığı için de ‘Kendisine orantılı olarak güç kullanılmış’, yazıyordu. Oysa bizim elimizde olay gününe ait görüntüler var ve bu görüntülerde ne Kadir bir zorluk çıkarıyor ne de herhangi bir yerinde darp izi var. Hastane kayıtları da bunu doğruluyor, bu konuda gerekli suç duyurularını yaptık.

Kadir 2-3 ay, bilemedin 4 ay sonra tahliye olacağını bildiği bir dosyadan cezaevine giriyor ve bir gün ne yazık ki ölüm haberi geliyor. Ki ön otopsi raporunda bacak ve kollarında iç kanamalar tespit edilmişti. Bütün bu saydıklarımız artık şüphelerimizi şüphenin ötesine götürdü.”

“Benim çocuğum için gereken yapılacak mı?”

Baba Cengiz Aktar ise polise verdiği ifadede, oğlu Kadir Aktar’ın ablası Kübra İnanç’a darp edildiğini ve uyutmak için sürekli ilaç verildiğini söylediğini aktardı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun polisin hayatını kaybettiği olay sonrası ‘Gereği yapılacak’ dediğini hatırlatan Cengiz Aktari “Bir vatandaş olarak İçişleri Bakanlığı’na, Cumhurbaşkanı’na, Adalet Bakanı’na sesleniyorum: Benim çocuğum için de gereken yapılacak mı?” diye sordu.

Haberin tamamı.