Bilim Kurulu’na istifa çağrısı: Varlık amacı nedir?

SES Bursa Şubesi, şehirde artışa geçen vaka sayıları sonrası düzenlediği basın toplantısında iktidara yönelik eleştirilerde bulunurken, Bilim Kurulu’na da istifa çağrısında bulunuldu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın illere göre 100 bin nüfusa düşen Covid-19 vaka sayısını açıklamaya başladığı günlerde ‘sarı’ kategoride yer alan Bursa’da tedbirlerin gevşetilmesiyle son haftalarda vaka sayılarında hızlı bir artış gözlendi. 15-21 Şubat haftasında her 100 bin kişide 39,14 olan Covid-19 vaka sayısı, 27 Mart-2 Nisan haftasında 260,43’e yükseldi.

Salgının yayılımının önlenmesi için bir yıldır önlemler konusunda çağrıda bulunan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bursa Şube Başkanı İrfan Açık, SES Eş Genel Başkanı Hüsnü Yıldırım ve SES MYK üyesi Eylem Kaya Eroğlu, Bursa’da KESK Toplantı Salonu’nda konuşma yaptı.

Gazete Duvar’dan Pelin Akdemir’in haberine göre SES MYK üyesi Eylem Kaya Eroğlu, Bilim Kurulu üyelerinin istifa etmesi gerektiğini belirterek, “Var olan bilim kurulunun görevini doldurduğunu söylüyoruz ve istifa etmelerini bekleriz. Bilim insanının tavrı, özerk olmak konusunda ısrardır, biat ilişkilerini reddetmektir. Salgın yönetiminde Bilim Kurulu üyelerinin görüşleri dikkate alınmıyorsa oradaki varlık amacı nedir? Sadece bir tiyatronun parçası diye düşünürsünüz” ifadelerini kullandı.

“364 sağlık emekçisi çalışırken öldü”

Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısında KESK ‘in, ‘Covid-19’un sağlık emekçileri için illiyet bağı aranmaksızın meslek hastalığı talebine karşılık Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı’nın ‘Evde hastalananlar var, nasıl meslek hastalığı kabul edelim’ cevabını hatırlatan İrfan Açık, “Ağır çalışma koşullarından evlerine gidemeden hayatını kaybeden sağlık emekçilerine uygun gördüğünüz illiyet bağı nedir Sayın Bakan?” diye sordu.

Açık, vefat eden 397 sağlık emekçisinin sadece yüzde 8’inin emekli olduğunu, 364 sağlık emekçisinin aktif olarak çalışmakta olduğunu vurguladı. Açık, “Bakanlığın en son açıkladığı veriler ile enfeksiyona yakalanan 10 kişiden 1’inin sağlık emekçisi olduğunu ortaya konulmuştur. Covid-19 kaynaklı 2020 yılında vefat eden 200 kişiden 3 kişinin sağlık emekçisi olduğu görülmektedir” bilgisini paylaştı.

“Mış gibi yaparak mücadele edilemez”

Bursa’da artış gösteren vaka sayılarına dikkat çeken Açık, “Bursa’da, 20-26 Mart haftasında kayıtlara geçen günlük Covid-19 vaka sayısı 700’ü aştı. Bursa nüfusu en yüksek 10 büyük kent içerisinde nüfus başına yoğun bakım yatağı sayısı bakımından en düşük sayıya sahiptir. Bu da ilimizde yoğun bakımlarının dolması demektir. ‘Mış’ gibi yaparak, algıyı ve sayıları yöneterek, sorumluluğu halka ve emekçilere yükleyerek pandemi ile mücadele edilemez. Küresel bir salgının esir aldığı bir toplumun topyekûn mücadeleden başka bir kurtuluşu bulunmamaktadır” diye belirtti

“Rakamlarla oynadıklarını geçmişte bilmiştik”

Aşılamayla 60 yaş altı Covid-19 vaka sayısının azalırken çocuklarda hastalığın daha çok görülmeye başlandığını dile getiren SES Eş Genel Başkanı Hüsnü Yıldırım, Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere ilişkin, “İstanbul’da bir günde kayda geçen ölüm sayısı, bakanlığın açıkladığı ölüm sayısından daha fazla. Sadece İstanbul için açıklanan rakam ortada. Rakamlarla ne kadar oynadıklarını, pandeminin başından beri bizi ne kadar yanılttıklarını geçmişte de bilmiştik. Bugün de hâlâ sürdüğü apaçık ortada” diye konuştu.

“Her şeyi bilen bir AKP Genel Başkanı var”

Bilim Kurulu’nun salgın sürecinde etkin olmadığının başından beri tartışıldığını ifade eden Yıldırım, “Sağlık Bakanı’nın da çok yetkin olduğunu düşünmüyorum. Sadece Saray’dan gelen emirler doğrultusunda, AKP Genel Başkanı’nın dışında bu süreci yürüttüğüne inanmıyorum. Yönetemediği de ortada. Bu kadar insanın ölümüne sebep olduğunu da ifade etmek gerekir. Her şeyi bilen bir AKP Genel Başkanı var” dedi.

“Futbolcuların ne önceliği var?”

Sağlık emekçilerinin yaşadıkları sorunlara değinen SES MYK üyesi Eylem Kaya Eroğlu, tepkisini şöyle dile getirdi:

“Bir hastanın hayatını kurtarabilmek için gösterdikleri çabaları bilmeyenleri, görmek istemeyenleri 24 saat yoğun bakımlara davet ediyoruz. 40 yaşlarındaki insanları Covid-19’dan kaybetmemek için yürüttükleri mücadeleyi izlemelerini öneriyoruz. Oturdukları koltuklardan sağlık emekçilerinin sorunlarını anlamalarını elbette beklemiyoruz. Bu ülkeyi yönetenler, sağlık politikacıları, sağlık politikası yapanların sahada çalışan emekçilerin sorunlarından bihaber olup, onları rencide edercesine konuşmasını asla kabullenemiyoruz. Salgının başından beri ‘siyasi ekonomik kaygılarla salgını yönetmeye kalkışmayın’ dedik. Normalleşmelerden de lebaleb kongrelerden de hiçbir önlem alınmadı. Şu an futbolcuların aşılanmasından bahsediyoruz. Ama bu ülkenin üretim çarklarını çeviren emekçiler aşılanmadan, eğitimciler aşılanmadan futbolcuların ne önceliği vardır. Önceliğimiz bu mudur?”

“Şu an aşı yaptırmak istemeyen bir grup var”

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan verilere güven duymadıklarını dile getiren Eroğlu, bilim insanlarından ve TTB gibi kuruluşların açıklamalarını takip ettiklerini, Sağlık Bakanlığı’nın güvenilir bir kaynak olmadığını belirtti.

Mutasyona uğrayan virüsün ülkenin yüzde 70’inde görüldüğünü hatırlatan Eroğlu, “Özellikle kapanma uyarılarının dikkate alınması lazım. Sahadan bize gelen bilgiler yoğun bakımlarda ve acillerde ciddi bir yığılmanın olduğu ve 40 yaş altında vaka sayılarının da artmaya başladığı yönünde” dedi. Sağlık Bakanlığı tarafından mutant virüs ile ilgili araştırmalar yapıldığını kaydeden Eroğlu, “Bizim isteğimiz yapılan araştırmaların sonuçlarının paylaşılması. Bir küresel salgında şeffaf olmak, güven duygusunu yaratmak zorundasınız. Şu an aşı yaptırmak istemeyen bir grup var. Güven eksikliği ve halkı bilinçlendirme konusundaki yetersizliğin buna yol açtığını söylüyoruz. Toplumu ne ile mücadele ettiği konusunda bilgilendirmezseniz başarılı olamazsınız. Bilim kurullarında bunun için bağımsız ve özerk olmak zorunda” şeklinde konuştu.

Bilim Kurulu’na istifa çağrısı

Bilim Kurulu üyelerinin istifa etmesi gerektiğinin altını çizen Eroğlu, “Var olan bilim kurulunun görevini doldurduğunu söylüyoruz ve istifa etmelerini bekleriz. Bilim insanının tavrı, özerk olmak konusunda ısrardır, biat ilişkilerini reddetmektir. Salgın yönetiminde Bilim Kurulu üyelerinin görüşleri dikkate alınmıyorsa oradaki varlık amacı nedir? Sadece bir tiyatronun parçası diye düşünürsünüz” ifadelerini kullandı.