Türk-İş üyesi bir grup fabrika işçisi: Rica minnet ile hak mı korunur?

Türk-İş üyesi işçiler

Ülkemizi ve tüm dünyayı etkileyen koronavirüsün işçiler nezdinde alınan önlemler çok kötü düzeyde. Fabrikalarda köşelere ya sadece kolonya konuluyor, ya da sadece yemekhanelerde bir masaya iki kişi oturuluyor. Bunun dışında telafi çalışması ve yıllık izinlerden kesilen çalışmama durumu var. Olumlu tekil örnekler hariç.

Toplu çalışmanın merkezi halinde olan üretim yerlerindeki işçiler bu salgından en fazla etkilenecek sınıfken, işçi temsilcisi olduğunu iddia eden Türk-İş Genel Başkanı’nın işverene çağrısı “Lütfen işçi çıkartmayın” oluyor. Kulağa hoş geliyor. İşçi çıkartma olmasın evet. Ama lütfen nedir? Rica ile hak mı korunur? Başkan şöyle devam ediyor: “20 yıl yanında çalışan işçiye, 20 gününü de cebinden ödesen ne olur?”

Biz Türk-İş üyesi işçiler olarak başkana buradan seslenmek istiyoruz: Başkan patron sizin bu nazikçe teklifinizi değerlendirir mi? Patronların böylesi bir dönemde tek derdinin kârını artırmak olduğunu bilmiyor musunuz? Sayın Türk-İş Genel Başkanı bir sefer de işçinin hakkını vermeyen işçiyi hiçe sayan bu patronlara karşı, yekten genel greve gidiyoruz diye çık. Başkan böylesi bir dönemde bile patronların ve hükümetin yanında olmayı bırak. Hani her ağzını açtığında diyorsun ya, ben şu kadar işçinin temsilcisiyim. Başkan biz biliyoruz senin kimlerin yandaşı ve temsilcisi olduğunu.

Başkan bir hafta önce Cumhurbaşkanı’nın salgın karşısındaki kararları açıkladığı toplantıda siz de ordaydınız. Cumhurbaşkanı toplantıda dönüp TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’na “Neşeniz yerinde demedi mi?” Siz bunları duymuyor musunuz? Gözleriniz görmüyor mu yapılan toplantıda işverenlerin çoğunluğunu? Bir tane işçi lehine karar çıktı mı? Hep patronlara yönelik kararlar çıkmadı mı?