Koronavirüs sınıf ayırmaz ama onunla mücadele biçimi sınıfsaldır

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 14 Mart’ta yaptığı açıklamada, umreden dönen bir vatandaşta koronavirüs tespit edildiğini duyurmasının ardından, yeni vakalardan endişe edildi ve umreden dönenler, boşaltılan yurtlarda 14 günlük karantinaya alındı. Bakan Koca, gece yarısından sonra Twitter hesabından 12 yeni vaka daha açıkladı. Böylece toplam vaka sayısı 18’e yükseldi.

Gelişmeler “Alınan bireysel önlemler yeterli mi, devlet ve yetkililer üzerine düşen sorumlulukları yerine getiriyor mu?” sorularını gündeme getiriyor. Gazeteci İskender Bayhan ile koronavirüse ilişkin gelişmeleri değerlendirdik.

“YURTTAŞLAR YİNE KENDİ YOLUNU KENDİSİ BULMAK ZORUNDA”

Uluslar arası düzeyde ciddi bir sağlık tehdidi olarak kabul görüyor, koronavirüs. En güvenilir bilim çevrelerinin de artık doğruladığı bir virüs salgınıyla yüz yüzeyiz.

Yurttaşlar yine kendi yolunu kendisi bulmak zorunda olduğu bir melanetle karşı karşıya. Hemen hemen bütün dünyada böyle. Halklar ne yapabilir, ne yapmalı sorusuna yanıt aranmıyor. Bütün yurttaşlar aklı selim gördükleri, bilim insanlarına kulak versinler. Türkiye’de güvenilebilecek iki kurum var: Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES). Bu iki kurum da daha ileriden sorumluluk ve görev alarak bilgilendirme yapabilirler. Bu işi hurafe olarak görenden, hutbe okuyanından, “130 defa bilmem ne suresini okuyun, hastalık bulaşmaz” diyeninden, Türk ahlak dersi vermeye kalkan İlber Ortaylı’ya kadar kulaklarını kapatsınlar. Bunlarda dinlenecek bir şey yok.